Deşifrenin Altın Kuralları |
Köşe Yazıları Diş Hekimliği Eczacılık Edebiyat Eğitim Fen Güzel Sanatlar ve Tasarım Hemşirelik Hukuk İktisadi ve İdari Bilimler İlahiyat İletişim İnsan ve Toplum Bilimleri İşletme Mimarlık Mühendislik Orman Sağlık Bilimleri Siyasal Bilgiler Spor Bilimleri Tıp Veteriner Ziraat
Güzel Sanatlar ve Tasarım
İktisadi ve İdari Bilimler
İnsan ve Toplum Bilimleri
"HAYATI: doğal bir OKUyuşla; PAYLAŞmak"
Deşifrenin Altın Kuralları
Fransızca “déchiffrer” kelimesinden dilimize geçen deşifre, ses kayıtlarının metne dönüştürülmesi, gizli bir bilginin açığa çıkarılması veya bir şifrenin çözülmesi anlamlarını taşır. Ancak müzik terminolojisinde deşifre, bir eserin notalarını ilk kez görüp doğrudan çalmak ya da söylemek anlamına gelir.
Hangi enstrümanı çalarsak çalalım, deşifre her zaman karşılaştığımız ve çoğunlukla kaygı yaratan bir süreçtir. Çünkü o an önümüzde duran eserin teknik ve müzikal zorluk seviyesi hakkında hiçbir fikrimiz yoktur. Hele ki bu ilk okumayı bir öğretmenin, bir meslektaşımızın yanında veya bir jüri karşısında yapıyorsak kaygı düzeyi daha da katlanır. Nitekim birçok uluslararası sınav sisteminin temel bir parçası olan “deşifre” bölümü, öğrencinin teknik altyapısı, müzikal hazırbulunuşluğu ve seviyesinin tespiti konusunda en objektif bilgiyi veren aşamadır.
Deşifreyi geliştirmenin en temel yolu, çok sayıda ve farklı tarzda nota okumaktır. Öğrenim hayatımız boyunca her yıl çalıştığımız eserlerin zorluk derecesi arttıkça, deşifre becerimiz de buna paralel olarak gelişir. Ancak hangi seviyede olursak olalım, ilk okuma esnasında en az hatayla en doğru yorumu yakalayabilmek için dikkat etmemiz gereken hayati hususlar vardır. İlk notaya basmadan önce şu soruların yanıtlarını bulmalıyız:
Eserin ölçü sayısı nedir? (Basit, bileşik veya aksak ölçüler mi hâkim?)
Eserin tartımı/ritmik yapısı nasıldır?(İkilik, onaltılık veya senkoplu notalar mı yoğunlukta?)
Eserin tonalitesi nedir? (Donanımda diyez ve bemollerin tespiti)
Eser içinde kullanılan artikülasyonlar nelerdir? (Legato, staccato, non-legato, aksak vb.)
Eser içinde değişen nüanslar ve dinamikler var mıdır? (Forte, mezzo-forte, piano, kreşendo, dekreşendo vb.)
Eserin temposu nedir? (Presto, allegro, moderato, andante, adagio vb.)
Eserin bestecisi kimdir ve stili nasıldır? (Örneğin Frederic Chopin: Sağ elde lirik bir melodi, sol elde geniş aralıklı eşlik partisi, yoğun pedal kullanımı, kromatik yürüyüşler ve rubato hâkimiyeti vb.)
Bestecinin yaşadığı dönemin özellikleri nelerdir? (Örneğin Romantik Dönem (1820-1910): Yoğun melankoli, yüksek duygusallık ve uç boyutlardaki nüans zıtlıkları vb.)
Eserin formu nasıldır? (Lied/şarkı formu, rondo formu, sonat formu vb.)
Deşifre öncesinde eseri sadece birkaç dakika inceleyerek bu soruları yanıtlamak, esere karşı farkındalığınızı ve algılama hızınızı gözle görülür biçimde artıracaktır. Zamanla çok daha kısa sürede doğru analizini yapabilecek ve hata yapma oranını minimuma indireceksiniz. Eser okuma sayısı arttıkça deşifre gelişir; deşifre geliştikçe daha doğru, daha akıcı ve daha fazla nota okuyabilirsiniz. En önemlisi de bu süreçten alacağınız keyif katlanarak artar. Kaygı tamamen ortadan kalkıp yerini........