We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close
Aa Aa Aa
- A +

'Demokrasi İttifakı' derken?..

39 1 0
02.08.2020

Benzetmemi hoşgörün, çünkü bence yerindedir, Türkiye'de merkezin Kemalist, milliyetçi ve dinci muhafazakâr kanatlarında yer alan muhalefetin hâli, gözleri bağlı değirmen taşını döndürüp duran merkebi andırıyor. İlerlediğini sanıyor bir yandan merkepçik, ama öbür yandan da haramilerin taşını döndürüp duruyor.

Epeydir kendi etrafında dolaşıp duran bir manzara var Türk siyasetinde. Bu kavramı da hoş görün çünkü toplumun etkili bir seçmen kesimi olan Kürtleri dışlamakta kararlı, bir kısmı utançtan bir hal olmuş, Türk kimliği etrafında zihni kilitlenmiş karma bir kadro yapısını izlemekteyiz. Bu gönüllü pusulasızlığın, uzatmaları oynadığı iddia edilen melez iktidar yapısının ömrüne oksijen kattığını görmemek de olanaksız.

Bu "kendi kuyruğunu kovalama", bu "yeni vizyonlar üretme" aczi öyle bir zirve yapmış durumda ki, alternatif siyasetten soğuma hali öyle belirgin ki, ana muhalefet CHP'nin 37'nci kurultayı da hiç heyecan yaratmadan geçti gitti işte.

Şayet Türkiye, tarihinin en derin ekonomik krizinin dibine doğru sürüklenmiyor olsaydı, rejim su kaynattıkça acısını kendisine itiraz edenlerden daha bir hınçla çıkarmıyor olsaydı, Mavi Vatan saçmalığıyla, Ayasofya'ya kılıçla dalmayla, İstanbul Sözleşmesi'nden çekilme işaretleriyle vs. ülkenin (deforme yanları da olsa) genetiğiyle oynanmıyor olsaydı, CHP kurultayı gibi bir hadisenin üzerinde durulmaması anlaşılırdı.

Ama maalesef konu gene standart robot yazılarıyla geçiştirildi, mevzuya katı Kemalist/anti Emperyalist cenahtan girenler bir yanda, Sol cenahtan girenler öbür yanda, rutin yorumların tozu yatışırken yola devam ediliyor şimdi. Bu yorumların hemen tümüne sinmiş olan anakronizm, ezbercilik, şablon saplantısı da değirmen benzetmesini - üzgünüm ama - pekiştiriyor.

Bu ne demek? Hazin olan şu: Anti-AKP ve laiklik savunucusu olan tüm kesimler kendi algı, özlem ve projelerini bu partiye yansıtmakta ve onları öteki kesimlerinkine egemen kılmakta ısrarlı ama, görülmek istemeyen sorun, CHP'nin bu kesimlerin her birine ulaşmada menzili kısa kalan, ikna edici olmayan, iyice popülizme ve iyice reaktif - dolayısıyla konformist - siyasete uzay modülü misali kilitlenmiş olması.

Peki ne olacak? Umutların iyice söndüğü, öfke fitilinin iyice kısaldığı bu dönemde, huzursuz ve kaygılı seçmenin bir araya girip bu iktidarı alaşağı edecek alternatife yönelmesi doğaldır, değil mi? Peki neden bu arayışın güzergâhı CHP olamıyor? Rutin ve ezber yorumların hemen hiçbirinde bunun dobra cevabı yok. Belli ki içine sığınılan popülist, konformist, legalist ve reaktif kimlik bir kafese dönüşmüş durumda, seçmen de bunu görüyor ve ikna olamıyor.

Artık........

© Ahval