menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Kürtlerin elinde kalan “kağıt bir kepçe" mi?

14 0
21.01.2026

Halep’te Kürtlerin yoğun olarak yaşadığı Şeyh Maksud ve Eşrefiye mahallerinde Kürt gruplar silahlı olarak varlıklarını sürdürmekte iken geçtiğimiz hafta Şam yönetiminin saldırıya geçmesiyle şiddetli çatışmalar yaşandı. Can kayıplarının ardından silahlı Kürt gruplar bölgeden çekilirken Ahmed Eş Şara yönetimindeki Şam, Türkiye’nin de desteğiyle Suriye’nin kuzey ve doğusunda SDG’nin hakim olduğu bölgelere yönelik yeni bir saldırı dalgası başlattı. Amaç “SDG’yi Fırat’ın Doğusu’na çekilmeye zorlamak” olarak açıklandı. SDG kontrol ettiği petrol bölgelerinden çekildi.

Suriye Demokratik Güçleri (SDG) bilindiği gibi Türkiye’deki siyasal Kürt hareketiyle yakınlığı olan ve Suriye’de iç savaş başladığında bölgede özerk sayılabilecek bir yönetim kuran yapılanma. Ve uzun yıllardır da Türkiye’nin hedefinde. Zira Türkiye sınırın öte yanında Öcalan ve PKK ile yakınlığı olan bir yönetim olmasını istemiyor. Ancak şu da var ki SDG Suriyeli Kürtlerin ağırlıkta olduğu bir yapılanma. Yani bölgenin Kürt halkından oluşuyor.

SDG Suriye’deki iç savaş boyunca IŞİD’e karşı savaştı ve onları püskürttü. Bu mücadeleyle SDG, ABD için “dost” haline geldi ve Türkiye de ABD’nin bu politikasını dikkate alarak SDG’nin Fırat’ın “Batı”sında bulunmasına karşı çıkmakla birlikte genel itibariyle Fırat’ın Doğusu için operasyonel bir tutum içinde de olmadı.

Ancak yaklaşık 10 gün içinde tablo tamamen değişti. Öncelikle ABD, SDG’yi ve Suriyeli Kürtleri terk etti.

ABD'nin Türkiye Büyükelçisi ve Suriye Özel Temsilcisi Tom Barrack 20 Ocak'ta Washington'un Suriye'deki Kürt gruplarla ilişkisine dair açıklamalarda bulundu. Barrack, Suriye'de Kürtler için "en büyük fırsatın" geçiş hükümeti lideri Ahmed Eş Şara hükümetiyle işbirliği yapmaktan geçtiğini, Esad döneminde Kürtlere verilmeyen hakların yeni hükümet döneminde verilebileceğini söyledi.

Barrack, ABD'nin Suriye'nin kuzeydoğusundaki varlığının ana gerekçesinin IŞİD'le mücadele olduğunu, SDG'nin IŞİD'i yendikten sonra binlerce IŞİD'liyi kamplarda tuttuğunu ve o dönem Suriye'de işleyen bir merkezi hükümet bulunmadığını hatırlattıktan sonra ekledi: "Bugün durum kökten değişti. Suriye'nin merkezi........

© Agos