Uçum’dan İsrail’e, MAGA’dan post-post-Kemalizm’e

AİHM, Gezi Parkı davasından dolayı hapiste olan Osman Kavala hakkındaki üçüncü kararını geçtiğimiz Salı günü açıkladı. Normal şartlarda Türkiye’yi o an idare eden hükümet için bir utanç olması gereken kararı bir-iki cümleyle özetlemek gerekirse, mahkeme Kavala’nın özgürlüğünden haksız ve hukuksuz biçimde yoksun bırakıldığını bir kez daha tescillerken onun sivil toplum ve hak savunuculuğu faaliyetlerinin suç unsuru gibi gösterilmesinin hukuk açısından kabul edilemez olduğunu; Türkiye’de yargı bağımsızlığının ciddi yara aldığını; bir hak arama aracı olması gereken Anayasa Mahkemesi’ne bireysel başvuru yolunun karar sürecinin kabul edilebilir sınırların ötesinde uzamasından dolayı tam tersine hakkın teslimini geciktiren bir unsur haline geldiğini ve zaten AYM kararlarının alt mahkemeler tarafından uygulanmadığı için etkisizleştiğini; sonuç olarak Kavala’yı mahkum eden mahkeme kararının yok hükmünde sayılarak doğurduğu sonuçların ortadan kaldırılması ve telafi edilmesi gerekliliğini kayda geçiyor.

Bu karara karşılık Cumhurbaşkanı Başdanışmanı sıfatıyla Mehmet Uçum, Türkiye sokak kültüründe yaygın olan bir üslupla AİHM’e “had bildiren” ama bırak en temel hukuk muhakemesinden basit mantıktan yoksun olan bir paylaşım yaptı sosyal medyada. Özet olarak, AİHM’nin bir üste derece mahkemesi olmadığını, dolayısıyla kararlarının ulusal yargı üzerinde bağlayıcı olmadığını; AİHM kararlarının ancak yeniden yargılamanın yolunu açacağını, yeniden yargılama sonucunda ulusal mahkemenin yeni bir hüküm verebileceği gibi eski hükmünde de ısrar edebileceğini; Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 46. maddesinin AİHM kararlarının esastan kesin bağlayıcı olduğu şekilde yorumlanmasının ulusal yargı bağımsızlığının ihlali demek olduğunu söyledi.

Recep Tayyip Erdoğan hakkını AİHM’de ararken AİHM iyiydi, ulusal yargı bağımsızlığıyla çelişmiyordu da devlet tarafında beğenilmeyen bir karar alındığında mı ulusal yargı bağımsızlığıyla çelişir oldu gibi soruları geçip Uçum’un dediklerine “esastan” bakalım. AİHM’in Türkiye ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’ne (AİHS) taraf diğer devletler üzerindeki bağlayıcılığı bir üst mahkeme olmasından kaynaklanmıyor zaten. AİHM........

© Agos