Rehbersiz zamanlarda yolu bulmak |
Kötü ve zor zamanlardan geçtiğimize itiraz edecek olan çıkar mı bilmiyorum. Senelerdir ve bugün hâlâ yaşanan savaşlar, katliamlar, soykırım yetmezmiş gibi yarının daha kötü olabileceğine dair ciddi endişe ve belirsizlik var. ABD ve İsrail ikilisinin İran’a saldırması neticesinde ortaya çıkan petrol ve tedarik zinciri krizinin nerelere varacağı belli değil, kimi uzmanlara göre dar gelirli kesimleri ciddi şekilde vuracak küresel bir ekonomik krize dönmesi an meselesi. Her şeyin üstüne yapay zekanın başta işgücü piyasası ve çalışma hayatı olmak üzere hayatın her alanında yakın gelecekte getireceği dönüşüme dair endişeler var, bir anda küresel çapta milyonlarca kişi işsizliğin ötesinde mesleksiz kalma riskiyle karşı karşıya. (Bu yazıyı yazarken Meta platformunun yapay zeka kaynaklı sebeplerle çalışanlarının ’sini -ki bu 14.000’den fazla kişi demek- işten çıkarmayı planladığı haberi düştü. Düşünebiliyor musunuz? Bir anda sadece bir şirketin bir kararıyla 14.000 kişi işsiz kalacak! Bunun onlarca hatta yüzlerce şirket bazında yaşandığını düşünün, devasa bir sosyal istikrarsızlık demek! Gerçek bir distopyaya çok uzak olmayabiliriz.)
Zor zamanları daha da zorlaştıran bir unsur ise bütün bunların ortasında iyiye, doğruya, güzele dair pusulamızı kaybetmiş olmamız. Bu noktada, sıfatları demokrasi olan Batılı ülkelerin ihanetinden bahsedilebilir, tarihsel olarak kendi içinden çıkardığı değerlere ve o değerlerin dünyadaki takipçilerine ihaneti. Batı, kendi dışındaki dünyaya her zaman ikiyüzlüydü, çifte standart uyguladı, hatta zulmedegeldi, sömürdü. Öte yandan, bugün olmadığı veya kısıtlandığı zaman şikayet ettiğimiz insan hak ve özgürlükleri, hukukun üstünlüğü, basın özgürlüğü, parlamento,........