menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Suriye, ikinci bilanço

37 0
20.03.2026

Komşuda içsavaş 2024’te Beşar Esad’ın kaçması ve İdlib güçlerinin Şam’a girmesiyle bitti. 8 Aralık Baas rejiminden Kurtuluş Günü ilân edildi. Diğer kilometre taşı, TSK destekli Şam güçlerinin ABD dayatmasıyla 30 Ocak’ta Kürtlerin başını çektiği Suriye Demokratik Güçleri ile akdettiği anlaşma.

Aralık 2024 ile Ocak 2026 arasında özellikle Nusayrîler, Kürtler ve Dürzîlere yönelik intikam tınılı şiddet sürdü. Ne var ki içsavaş kaldığı yerden devam etmedi, muhtemelen de etmeyecek. “Savaş yorgunluğu” olarak bilinen ruh ve şuur hâlini azımsamamak gerek. Yine de Suriye’ye istikrar, huzur gelmiş değil; “ne savaş ne barış” denilen durum söz konusu. Bugün itibariyle yegâne kazanım eskisi kadar insan ölmüyor olması.

Sahaya bakarsak, eldeki kıt veriler şöyle.

Suriye Kürdistan’ı tıpkı Dürzî ve Nusayrîlerin yaşadıkları nispeten homojen bölgeler gibi Türkiye sınırının güneyinde bulunan kadim topraklarında oluşacak… Eğer Ankara razı olursa.

Bölgenin tekrardan oluşmasını ilanihaye engellemek pek mümkün görünmüyor, zira Kürtlerin gidecek başka yeri yok. TSK’nın, 2019 Barış Pınarı Harekâtı sonucu denetimi altına aldığı Serêkaniyê (Ras al-Ayn) ve Girê Spî (Tell Abyad) kasabalarını Şam’a geri verdiği söylentisi var. Oralardan kovulan Kürtlerin dönüşü yavaş da olsa gerçekleşiyor ama yurtları bıraktıkları gibi değil, talana uğramış halde.

İkincisi, 30 Ocak anlaşması silahsızlanma öngörmüyor ve son tahlilde silahlarını dış hasımlara karşı değil Suriye içinde........

© Agos