We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close
Aa Aa Aa
- A +

Osmanlı’nın son dönemi ve Tek Adam Rejimi’nin bugünü

34 2 0
01.07.2021

Osmanlı’da meşhur bahriye nazırı anektodu vardır. Yeni bahriye nazırı yapılmış adamı buharlı gemilerden birine oturtuyorlar, soruyor: “Niye hareket etmiyoruz?” Anlatıyorlar: “Efendim, istim bekliyoruz.” Nazır sinirleniyor: “İstim de kim oluyor bizi bekletiyor! Biz gidelim arkadan gelsin!”

Tabii ki aradan bir asırdan fazla zaman geçti ve koşullar muazzam değişti ama, CB Erdoğan yönetimi, hani “benzetmek gibi olmasın”, en azından her türlü dış ilişkiler bakımından Osmanlı’nın son zamanını andırıyor. Şöyle ki:

1) Avrupa, Osmanlı’nın siyasi olarak çökmesinden korkuyordu, çünkü yerine Çarlık Rusyası yerleşecekti. Abdülhamit de bundan yararlanarak dayanabildiği kadar kaldı. Sonunda İslamcılığı da deneyip Araplardan hayal kırıklığına uğrayarak.

2) Avrupa, Osmanlı’nın ekonomik olarak çökmesinden korkuyordu çünkü yatırımları ve özellikle de alacakları tehlikeye girecekti. Abdülhamit de önce Rüsum-ı Sitte’yle (1879) borçları , ardından da Düyun-ı Umumiye’yle (1881) dış borçları ödeme planıyla ayakta kalmayı denedi.

***

Bugün ise durum şöyle:

Avrupa, Erdoğan yönetimini şimdilik kadife eldivenle tutuyor çünkü Suriye’deki iç savaş yüzünden Türkiye üzerinden kendisine yürüyen mültecilerden fena ürküyor. Hele de şimdi seçimleri başlamışken ve o yüzden sağ partiler canlanırken. Bu nedenle, Türkiye’nin demokrasi ve insan hakları açısından her geçen saat berbatlaşan durumunu kulakardı ediyor.

CB Erdoğan Rejimi ise bundan yararlanarak Avrupa’yı “ehlileştiriyor”. Hem ülkedeki baskılarını görece rahat yapıyor, hem de mülteciler “iyi para ediyor”. Nitekim özellikle Merkel’in etkisiyle, geçen haftaki AB Zirvesinde “Birliğin stratejik çıkarınadır” gerekçesiyle 2024’e kadar Türkiye’ye 3 milyar Euro verilmesi kararlaştırıldı. Üstelik, Erdoğan 2016 mülteci anlaşmasında geri alımları kabul edeceğini taahhüt ettiği ama Yunan sınırından sadece 2.700 kişiyi geri aldığı, bu arada da AB ülkelerine yaklaşık 30.000 mülteci yerleştirdiği halde .

Bunun yanı sıra, İMF de pamuk elleri cebe attı. Yine geçen hafta, rezervi ekside olan Merkez Bankası’na (TCMB) 6,4 milyar dolarlık “İMF parası SDR) aktarma kararı aldı.

Bu para ekonomiye ilaç olacak filan değil. Çünkü 128 milyar dolarlık rezervin nasıl badem edildiği hâlâ meçhulken (ve bundan bahsedenler “cumhurbaşkanına hakaret”ten içeri atılırken), TCMB'nin 18,5 milyar dolar olan net rezervlerinden swap ile bankalardan ödünç alınan döviz ve altınlar düşüldüğünde eksi 47,9........

© Agos


Get it on Google Play