We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close
Aa Aa Aa
- A +

HDP’nin “Stratejik Oy”u Doğru Bir Taktiktir

7 1 8
25.03.2019

Seçimler ve kime oy verileceği veya oy kullanılıp kullanılmayacağı aslında taktik bir sorundur. Dolayısıyla aynı amaçları ve programları paylaşanlar arasında tartışılabilir. Taktikler tabi oldukları program ve stratejiler bağlamında doğru veya yanlış olarak değerlendirilebilirler.

Strateji programa bağlıdır ve o program çerçevesinde nesnel olarak güçler ve güçlerin yer alışını (hangi güce dayanılacak, hangi güçler yedek olacak, hangi güçler karşıya alınacak, hangi güçler tarafsızlaştırılacak vs.) konu eder. Dolayısıyla seçimde oy konusunu “stratejik oy” olarak tanımlamak yanlıştır.

Ama buna fazla takmayalım, “söyleyen arif değilse dinleyen arif olsun” sözüne uygun olarak, “stratejik oy” ile seçimlerde izlenecek taktiğin ifade edilmek istendiğini kabul edelim. Eskileri deyimiyle “Galat-ı meşhur, lugat-ı fasihten evlâdır.”

HDP nihayet vuruş yönünü ve karşıya alınacak gücü doğru tespit etmiş ve doğru denebilecek bir taktiği benimsemiş bulunuyor.

Yazılarımızı okuyanlar bilir, şimdi HDP’nin dile getirdiği ve uygulamaya çalıştığı yaklaşımı yıllardır savunuyor ve HDP’ye öneriyorduk.

Diyebiliriz ki HDP sonunda, el yordamıyla, çok zaman ve güç kaybederek de olsa dediğimize geldi.

Tabii bizim yazdıklarımız nedeniyle değildir bu noktaya geliş, olayların zorlamasıyladır. Halbuki yazdıklarımızı okusalar, tartışsalar, kongrelerde kendi tüzüklerini bile çiğneyerek söz hakkımızı elimizden almasalar, bu noktaya çok daha önce gelebilirler ve çok daha az zaman ve güç kaybına yol açabilirler, nice insanın daha az acı çekmesini sağlayabilirlerdi.

Neyse buna da şükür diyelim.

Tabii HDP’nin esas olarak doğru denebilecek bu taktiği ne kadar başarılı ve mükemmel uyguladığı ayrı bir sorun. Bunu kısaca şöyle bir örnekle gösterelim.

HDP ve bütün Türk sosyalistleri, seçimlerde kime oy verileceği ile aday göstermek ve söylenecek şeylerin farkını ve farklı olabileceğini ve olması gerektiğini, yan sosyalist politikanın bu alfabesini bile anlamış değil.

Yani aday gösterirsiniz ama o adayınızın ille de kendine oy istemesi gerekmez. Kitleleri demokrasi mücadelesi için eğitmek ve örgütlemek isteyen bir parti için, aday göstermekten amaç, seçimler vesilesiyle geniş kitlelere mesajları iletebilmektir. Mesajlar ile oy verileceklerin çakışması gerekmez.

Örneğin HDP her yerde aday gösterebilirdi ve göstermeliydi ama gösterdiği adaylar, İktidarın, CHP ve İyi Partinin nasıl demokrasi düşmanı olduğunu anlattıktan sonra, Erdoğan karşısında bunların demokrasi düşmanları olduğunu hiç akıldan çıkarmadan bunlara oy verelim, çünkü bize verilecek oylar burada muhalefet oylarını bölerek, Erdoğan-Ergenekon diktasının işine yarar diyebilirdi ve demeliydi.

Bir devrimci, bir demokrat için böyle bir politikada zerrece bir çelişki yoktur. Devrimci bir parti birine oy vermeyi önerirken, onun doğru veya demokrat olması nedeniyle önermez. Verilecek oyun devrimcilerin ve demokratların, ezilenlerin hareket alanını, mücadele olanaklarını genişletip genişletmediği açısından önerir ve tam da bu nedenle oy vermesini önerdiğinin ne kadar yanlış bir politikanın savunucusu olduğunu söyler ve söylemek zorundadır.

Elbette, Türkiye’deki hiçbir sosyalistin bile anlamadığı bu farkları ve devrimci taktiğin alfabesine uygun incelikleri HDP’den beklemek fazla olacağından, aday göstermeyerek ve söylenecekleri yutarak muhalefet partilerine oy verilmesini işaret etmesine ve esas sorunun Erdoğan-Ergenekon diktatörlüğü olduğunu vurgulamasına bile şükür diyelim.

(Bu vesileyle “komünist başkan” Fatih Mehmet Maçoğlu’na eleştirimizi de bu bağlamda bir örnek gibi kullanarak ifade edelim.

Maçoğlu elbette kendi ideolojik ve politik görüşleri farklı olduğu için ve bunları yaymak onun temel bir hakkı olduğu için aday olabilirdi. Bunda bir sorun yoktur. Bu onun en doğal hakkıdır.

Ama komünist olduğunu deklare ettiğine göre komünizm açısından onu şu noktalardan eleştirebiliriz ve eleştirmeliyiz.

Dersim ve Maçoğlu için bu kadar yeter.)

HDP eksik gedik de olsa, bu doğru hedef tanımlaması (Erdoğan-Ergenekon diktatörlüğünü esas vuruş yönü........

© Adil Medya