We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close
Aa Aa Aa
- A +

TUĞLA

2 1 0
22.05.2022

Özür dilerim demeyi, teşekkür edebilmeyi, çok büyük bir erdem sanırdım. Birincilik onların hakkı değilmiş, meğer daha da kıymetli olanı varmış: Tebrik etmek!

Bu çağın tehlikeli oyunlarında değil ama hepimizin birlikte oynadığı gizli oyunun içinde bu sözün çok önemli bir yeri var. Hele ki güzele güzel, doğruya doğru demeyi bilmeyenlerle çok işimiz var.

Diyebilenlere madalya falan yok, onu peşin peşin söyleyeyim. Onca kelimenin içinden tercihini güzelden yana kullandığı için oyunu başarıyla tamamlamış oluyor, o kadar.

Güzel olanı taktir etmek, güzel olanın harcı, bu malum. Ama bu basit denklemde bir bilinmeyen daha var: "İşine gelmeyene kör olan".

Güzel olanı yok sayamaz, doğrudan gözünü kaçıramaz insan. Dünyada onca umursanmayacak mesele varken bunu kalkıp iyi olandan, doğruluktan yana kullanamaz! Olsa olsa görünce üzülüp incineceği, korkup tiksineceği şeylerden çevirir başını, güzelliklerden değil!

“Değerli bulup taktir edebilen, pekâlâ eleştirebilir de.” diye düşünüyordum. Ama yok, durum sandığımdan çok daha başkaymış. Bu, ne menem bir duyguysa artık, bir kara delik gibi etrafındakileri de içine çekiyormuş.

Her şeyin ama istisnasız her şeyin kötü, olumsuz bir yanını bulup çıkaran,........

© Adayorum


Get it on Google Play