Dünyada güvenli tüm yolların adresi: Orta Koridor |
Orta Koridor, artık bir seçenek değil, küresel ticaretin devamlılığı için bir zorunluluktur. Türkiye ise bu yeni düzenin merkezinde yer alarak, belirsizliklerin arttığı bir dünyada güvenli ve sürdürülebilir ticaretin ana aktörlerinden biri haline gelmektedir.
Prof. Dr. Mustafa Ilıcalı/ İstanbul Ticaret Üniversitesi Ulaştırma Sistemleri Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdürü
Küresel ticaret, bugün artık teorik riskler değil, doğrudan yaşanan krizler üzerinden yeniden şekillenmektedir. ABD&İsrail ile İran arasında son dönemde tırmanan çatışmalar, Hürmüz Boğazı'nı küresel ekonominin en kırılgan noktası haline getirmiştir. ABD'nin bölgeye yönelik deniz ablukası uygulamaları ve İran'ın buna karşılık olarak Hürmüz Boğazı'nı kapatma tehdidi, dünya ticaretinin ana arterlerinden birinin her an kesintiye uğrayabileceğini göstermektedir.
Nitekim ABD donanmasının bölgede aktif şekilde deniz trafiğini kontrol altına almaya başlaması ve İran'ın buna askeri karşılık vereceğini açıklaması, fiili bir çatışma ortamının oluştuğunu ortaya koymaktadır. Bu durum, yalnızca enerji piyasalarını değil; Asya–Avrupa ticaret hattının tamamını etkileyen sistemik bir belirsizlik oluşturmaktadır. Hürmüz gibi dar boğazlara bağımlı küresel ticaret yapısı, artık sürdürülebilirliğini kaybetmiş durumdadır.
Tam da bu noktada, alternatif değil zorunlu bir çözüm olarak Orta Koridor öne çıkmaktadır.
Küresel ticaretin yeni omurgası
Orta Koridor, Çin'den başlayarak Orta Asya, Hazar geçişi ve Türkiye üzerinden Avrupa'ya uzanan çok modlu bir taşımacılık sistemidir. Bu koridorun önemi yalnızca alternatif bir hat olmasından değil, aynı zamanda riskleri dağıtan ve süreleri kısaltan bir yapı sunmasından kaynaklanmaktadır.
Teknik açıdan bakıldığında Orta Koridor'un en önemli avantajı, taşıma sürelerinde sağladığı ciddi azalmadır. Deniz yolu ile 35-40 gün sürebilen taşımalar, bu hat üzerinden yaklaşık 12-15 gün seviyelerine kadar düşmektedir. Bununla birlikte koridor, tek bir taşıma türüne bağımlı olmayan yapısı sayesinde sistem esnekliği sağlar. Demiryolu, karayolu ve denizyolunun entegre şekilde kullanılması, yük akışının kesintiye uğramasını engeller ve kriz anlarında alternatif üretme kapasitesini artırır.
Bu yönüyle Orta Koridor, klasik bir ulaştırma hattından ziyade dayanıklı ve sürdürülebilir bir lojistik sistemdir.
Türkiye'nin........