We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close
Aa Aa Aa
- A +

Kuruluş'un gizli mimarı

2 0 0
08.08.2020

Pek çok okuyucunun adını Rumeli'ye geçiş hatırladığı Süleyman Paşa yaptığı fetihlerin yanı sıra hayırsever kişiliği, organizasyon yeteneği, savaşlardaki kahramanlıkları, cesur ve savaşçı karakteri, âlim kimliği ile hemen her alanda kuruluşa damgasını vurmuş, adeta kuruluşun gizli mimarı olmuştu.

Osmanlı Devleti’nin kuruluş yılları sis perdesinin ardındaki devasa dağlar gibi keşfedilmeyi bekleyen ancak eldeki kaynakların somut neticeye ulaşmayı mümkün kılmadığı pek çok muammayı da bünyesinde barındıran bir dönem olarak tarihçilerin zihnini her zaman meşgul eder. Gaziler, sultanlar, dervişler, fakihler, ahiler, yerli Hıristiyanlar, Bizans tekfurları, evlilikler, İslamlaşma süreci, bacılar, imar ve iskân konuları adeta iç içe girer bu dönemi çalışanlar için. Kuruluş dönemlerine dair bilgilerin kahramanlık hikayeleri ve menkıbelerle süslü olması tarihçinin dikkat etmesi gereken bir diğer husustur. Bu durum Osmanlılar için de geçerlidir. Erken döneme dair en somut veriler ise belli başlı kronikler ve tahrir defterleri ile Bizans kaynaklarının yanı sıra vakfiyeler, paralar, günümüze ulaşan mimari eserler ve arkeolojik buluntulardır. Bu eserler sayesinde tarihçi sis perdesinin ardındaki dağı nispeten daha iyi ve somut olarak betimleyebilir.

Osmanlı Devleti’nin bu karanlık devrinde ilk beyler, gaziler, dervişler, ahiler, fakihler/fakılar, müderrisler ayrı bir yere sahip olup, kuruluşun mimarları olarak kabul edilirler. Şeyh Edebalı, Dursun Fakih, Ahi Hasan, Davud el-Kayseri, Akça Koca, Turgut Alp kuruluşun en önemli karakterleridir. Gaziler zümresi içerisinde kuruluş devrine damgasını vuran en önemli şahsiyetlerden birisi de hanedan mensubu bir gazi olarak Orhan Bey’in büyük oğlu Süleyman Paşa’dır. Pek çok okuyucunun adını Rumeli’ye geçiş hatırladığı Süleyman Paşa yaptığı fetihlerin yanı sıra hayırsever kişiliği, organizasyon yeteneği, savaşlardaki kahramanlıkları, cesur ve savaşçı karakteri, âlim kimliği ile hemen her alanda kuruluşa damgasını vurmuş, adeta kuruluşun gizli mimarı olmuştu.

Kahraman Gazi

Orhan Gazi’nin eşlerinden Efdenze Hatun’dan doğan Süleyman Paşa, 1320’li yıllardan itibaren aktif şekilde babasının yanındaki yerini almış, Palekanon Savaşı’na katılmış, İznik ve İzmit’in alınmasına katkı sağlamış, kısa süre içerisinde cesur ve savaşçı karakteriyle gaziler arasında nam saldığı gibi pek çok şehrin fethinde rol oynamıştı. Taraklı, Göynük ve Mudurnu onun bu dönemde ele geçirdiği şehirlerden bazılarıydı. Aynı dönemde silah arkadaşları konur Alp ve Akça Koca da Karadeniz sahillerine akınlar düzenlemiş ve bölgeyi kontrol altına almışlar, buraların idaresini Süleyman Paşa’ya bırakmışlardı. O, Karesioğulları Beyliği topraklarının Osmanlıların eline geçmesinde de büyük pay sahibi oldu. Orhan Gazi ele geçirilen bu bölgenin idaresini ona bıraktı. Bölgede fetih faaliyetlerine hız veren Süleyman Paşa kısa sürede Kapıdağ, Biga, Lapseki ve Edincik’i ele geçirerek kuzeybatı Marmara bölgesinin neredeyse tamamına hakim oldu. Bu dönemde yaptığı bir deniz savaşı sırasında Gelibolu tekfuru Andronikos’un oğullarından birini esir aldı. Bir süre Melik Bey adını alarak Müslüman olan bu prens, savaşlarda Süleyman Paşa’nın en önemli yardımcılarından birisi haline geldi. Onun Müslüman olmasında ve gaza akınlarında baş rolü oynamasında Süleyman Paşa’nın dindar........

© Açık Görüş


Get it on Google Play