Küresel finans sisteminin parçalanması

Finansal sistemdeki parçalanmanın en önemli göstergeleri, dış finansal bağlantıların yapısı, doğrudan yabancı yatırımlar, uluslararası para birimlerinin rolü, sınır ötesi ödemeler ve rezerv yönetimi alanlarındaki eğilimlerdir. Özellikle küresel para ve ödeme ekosistemleri farklı bloklara bölünme trendine girmiştir.

Prof. Dr. Güven Delice/ Sivas Cumhuriyet Üniversitesi, İİBF

Artan stratejik rekabet, teknolojik gelişmeler, ticaret savaşları ve sıcak çatışmaların biçimlendirdiği derin jeopolitik değişimler eşliğinde, küresel ekonomik/finansal düzenin tek kutuplu yapısı parçalanma sürecine girmiştir. Bu süreçte küresel riskler içerisinde jeoekonomik belirsizliklerin (tedarik zinciri kırılmaları, artan gümrük vergileri, yaptırımlar, potansiyel varlık balonları, enerji kaynaklı riskler vb.) yanısıra devletlerarası sıcak çatışmalar öne çıkmaya başlamıştır. Bu bağlamda sadece 2020'den bu tarafa yaşanan gerilim ve çatışmalara bakıldığında bile oldukça iç karartıcı bir resimle karşılaşıyoruz. Ermenistan ve Azerbaycan arasında yaşanan savaş, Rusya'nın Ukrayna'yı işgali ve buna karşılık yürürlüğe konulan sert yaptırımlar, Sudan iç savaşı, İsrail'in Gazze'yi işgali, ABD'nin Venezuela'daki operasyonu, ABD ve İsrail'in İran'a yönelik saldırıları, başta Orta Doğu olmak üzere sıcak çatışmaların yol açtığı insanlık dramları (Gazze'de bombalardan ve açlıktan ölmek arasında yaşanan çaresizlik, İran'da bombaların altında can veren kız çocukları), Çin ile Batı arasında yoğunlaşan stratejik rekabet (yeni bir soğuk savaş olasılığı), Avrupa'daki dondurulmuş bazı çatışmaların yeniden ısınması tehlikesi ve ABD'de artan korumacı ekonomi politikaları bu resmin önemli parçalarını oluşturuyor.

Küresel riskler ve piyasalar

Dünyanın rakip bloklara bölünme sürecini hızlandıran jeopolitik gerilimler ve çatışmalar, küresel finansal sistemde önemli değişimlere kaynaklık ederken, küresel ekonomik istikrarı ve şoklarla başa çıkmak için gereken iş birliği kapasitesini de tehdit ediyor. Bu süreçte bir taraftan birçok ülkenin dış şoklara karşı kırılganlıkları artarken, diğer taraftan küresel kurumsal yönetişimdeki parçalanma bir ileri aşamaya geçiyor. Küresel para ve finans sisteminin yapısal zaaflarının görünür hale geldiği bu yeni normalde; finansal ilişkilerin dış politika enstrümanı (ekonomik silah) olarak kullanılmaya başlanması (finansal yaptırımlar) da bu dönemin öne çıkan özelliklerinden biri olarak sisteme olan güveni........

© Açık Görüş