We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close
Aa Aa Aa
- A +

Pandemiden bize ne düşecek?

6 0 0
15.05.2020

Newton, veba salgını olmasa belki de okulda teorik bilgiler içerisinde kaybolacak ve izole olduğu çiftlikte başına elma düşmeyecekti. Bu dönemi sağlıkla atlatmak en önemli kaygımız olsa da ev hapsine dönen salgının, insanlığa kendi içine doğru dönmesine dair verdiği mesajları da bulunmakta.

Bugün herhangi bir okulun koridorlarında ve sınıflarında dolaşırsanız töreni planlanan 18 Mart Çanakkale Şehitlerini Anma Günü için hazırlanırken sıraların üzerinde yarım kalan birçok etkinliğin izlerini görürsünüz. Okulların koronavirüs sebebi ile kapatılma kararı sonrası 24 saat içinde eğiteme ara veren okullar üç aydır da kapalı. Okulların geçici olarak kapatıldığı gün İstiklal Marşı Töreni sonrası pek çok yönetici ve öğretmen, okul bahçesini şaşkın bir şekilde terk eden öğrencileri ile “15 gün sonra görüşme ümitleri” içinde vedalaşsa da sürecin uzayacağını az çok tahmin edebiliyordu. Geride kalan iki ay boyunca öğrencilerin okulda devam edemeyen eğitimleri, uzaktan eğitim yöntemi ile devam etti. Başta Milli Eğitim Bakanlığının bilişim ağı EBA sistemi ve televizyon kanalları olmak üzere birçok farklı uzaktan erişim aracı “eğitim” amaçlı olarak kullanılmaya çalışıldı. Aslında bu süreçte yapılma gayretine girilenin “uzaktan eğitim”den öte “uzaktan öğretim” olduğunu söylemekte fayda var. Okulda, öğretmen rehberliğinde ve akran grubu içerisinde şekillenen davranış değişiklerini eğitim olarak tanımlamak mümkünken bilgisayarda ya da televizyonda bilginin karşı tarafa aktarımına daha çok “öğretim” diyebiliyoruz. Dünya salgın ile panik içerisine girmişken uzaktan öğretimin hemen başlamasının en temel amaçlarını okul devamsızlığı sonucu ortaya çıkabilecek olan öğrenme kayıplarını en aza indirebilmek ve öğrencilere psikolojik destek sağlamak olarak sayabiliriz. Okulların açık olduğu dönemde öğrencilerin konfor alanlarının genişlediği, istediklerini elde etmeyi alışkanlık haline getirdikleri ve öğrenme alışkanlıklarının değiştiği görüşü hakimdi. Bunun yanında günümüz velilerin çoğunun her geçen gün okula daha fazla müdahil oldukları ve çocuklarını yüksek hassasiyet içerisinde büyüttükleri de günümüz dünyasının normalleri arasında yerini almaya başlamıştı.

Sürecin en yorulanları

Salgın günleri geldiği andan itibaren dışarı çıkma zorunluluğu olanların dışında herkesin evlerine kapanması ile bambaşka günler başlamış oldu. Yoğun ve hızlı bir koşturmacadan sonra evine kapanan hemen hemen herkesin birinci önceliği sağlıkla ilgili kaygılanmak ve önlemler almak olurken bu kaygı ve önlem alma durumunu çocukların eğitim konusu izledi. Belli programlar dahilinde dersleri takip etmeye başlayan öğrenciler bazen videolardan bazen de canlı dersler ile öğretmen ve arkadaşlarıyla bir araya geldi. Uzaktan öğretim süresinin uzaması öğretmenleri, öğrencileri ve velileri de yormaya başladı. Uzun saatler evinin içinde ders programı hazırlayan ve sunan öğretmenler bu dönemin kahramanları arasına yerlerini çoktan aldılar diyebiliriz. Bunun yanında ekran süresinin uzaması, çocukların yaş özellikleri bakımından öğrenme konusunda daha fazla motivasyona ihtiyaç duymaları, akran ve işbirliği olmadan öğrenmenin gerçekleştiriliyor olması da öğrencileri yoran hususlar olarak sayılabilir. Bu........

© Açık Görüş


Get it on Google Play