We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close
Aa Aa Aa
- A +

Yemen savaşında Suudilerden yeni cephe: Riyalpolitik

4 6 0
04.09.2021

Suudilerin son dönemde Yemenli işçileri sınır dışı etme politikası, askeri alanda sergiledikleri zayıf performansı "Riyalpolitik" kartıyla telafi etme çabasından başka bir şey değil. Bu aynı zamanda Yemen ekonomisini felç edecek bir hamleyle Yemenli tarafları zayıflatarak masaya oturmaya ve taviz vererek Suudilerin şartlarını kabule zorlamaya yönelik bir politika.

Altı yılı aşkın bir süredir devam eden Yemen savaşında kendi lehine politik bir düzen kuramayan ve savaş sırasında Yemen'den uluslararası kamuoyuna yansıyan insani kriz manzaraları karşısında ciddi bir itibar kaybı yaşayan Suudi Arabistan'ın uzun süredir bu savaştan kurtulmaya çalıştığı bilinen bir gerçek. Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) ile birlikte başlatırken çok fazla zorlanmadıkları bu savaşı bitirebilmek ve ülkenin ulusal itibarına zarar vermeden çatışma alanından çekilebilmek Suudiler için oldukça zor görünüyor. Çünkü savaş boyunca Suudi askeri unsurlarının cephede sergiledikleri zayıf performans Yemen'de savaşan Husileri uzlaşmaya zorlamak bir yana savaşa devam etme noktasında cesaretlendiriyor.

Prensin istikbali için...

Son dönemde Yemen dosyasını, ülkenin ulusal itibarına ve aynı zamanda ülkenin gelecekteki kralı olması beklenen Veliaht Prens Muhammed bin Selman'ın istikbaline zarar vermeden kapatmak isteyen Suudiler, askeri zayıflıklarını örtmek için ekonomi kartını daha yoğun bir biçimde kullanmak istiyor.

Yemenli işçiler tedirgin

Son günlerde ülkenin güney eyaletlerinde (Asir, Zizan ve Necran) Yemenli akademisyen, doktor ve öğretmenlerin sözleşmelerinin gerekçe belirtmeden feshedilmesi ve ikamet izinlerinin iptal edilerek dört ay içerisinde Suudi Arabistan'ı terk etmelerinin istenmesi, Yemen savaşının farklı bir evreye geçtiğini simgelemesi açısından önemlidir. Bugün Suudi Arabistan'da önemli bir kısmı profesyonel mesleklerde çalışan 800 bin civarında Yemenli işçi bulunmakta. Suudilerin son adımları sadece güney eyaletlerdeki değil ülkedeki tüm Yemenli işçilerde ciddi bir tedirginliğe yol açmışa benziyor.

Suudi Arabistan tarihsel olarak Körfez bölgesi ve Yemen'i kendi nüfuz alanı olarak görme eğiliminde olmuştur. 1920'li yıllarda Şerif Hüseyin'i mağlup ederek ülkenin denetimini ele geçiren İbn Suud liderliğinin temel gayesi, ülke sınırlarını tüm Arap yarımadası boyunca genişletmek olmuştu. Bu politika, Suudi sınırlarının Basra Körfezi, Güney Arabistan ve Kızıldeniz sahillerine kadar ulaşması durumunda güvenli bir sınır yapısına sahip olacağı kabulüne dayandırılmıştır.

Ancak bölgeyi askeri olarak denetimi altına almakta başarısız olan Suudi rejimi "Yemen'i zayıf tutma" ve Yemen içlerine müdahale etme politikası ile ülkede kendi nüfuzunu korumaya çalışmıştır. Suudilerin ideolojik ve askeri açıdan tehdit olarak gördüğü aktörlerin Yemen'de politik nüfuz edinme çabaları Riyad'da çok sert tepki görmüştür. 1960'lı yıllarda Suudi rejiminin en önemli bölgesel rakibi olan Mısır'ın, 1970'li yıllardan Sovyetlerin ve 2010'lu yıllarda İran'ın bölgede nüfuz edinme çabaları Riyad'ı Yemen kaynaklı derin bir güvenlik endişesine sevk etmiştir. Aynı zamanda Yemen meselesi tarih boyunca Suudi rejiminin yumuşak karnını teşkil........

© Açık Görüş


Get it on Google Play