We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close
Aa Aa Aa
- A +

Ehliyet araba sürmez

11 4 1
19.09.2021

Ne kadar yıldır yollardasın? Karmaşık ve çetrefilli süreçlerde arabana sahip olabiliyor musun? Yol dediğimiz bir düz satıh değil ki... Dağlar, bayırlar, kötü mesafeler, sular, dereler, çamurlar... Sis tecrüben var mı? Karda nasılız, buzda kaysan ne yaparsın? Sana bir şey olsa biliriz seninle birlikte aynı dehşet kaderi yaşarız. Nasıl merak etmeyelim ki, aynı arabaya binmişizdir, aynı kadere doğru akmaktayızdır. Yol sizden sorulur; tabii ki boşboğazlar çoktur, ustalığını diline dolayanlar ne kadar çok olursa olsun arabanın da direksiyonun da hakimiyeti şahsınıza aittir. Sizi burada o koltukta tutanın başka diğer şeylerle bir irtibatı olsa bile sizi aslında imtiyazlı kılan sahip olduğunuz ehliyettir. Bilenler daha fazlasını bilir, sizden istenen çoktur, liyakat da dirayet de fazlasıyla aranmıştır.

Yola çıkacak olan sizsinizdir. Araba bu sefer de size teslim edilecek ve maiyetinizdeki yolcularla birlikte uzun bir yolculuğa çıkacaksınızdır. Şoför koltuğuna oturma sırası sizdedir. Şimdiye kadar pek çokları bu yollarda gidip gelmiş, görevlerini ifa etmişlerdir. Belli ki artık şimdi yol da sizindir direksiyon da. Daha öncekilerden işini güzel yapanlar olduğu gibi, tatsız tuzsuz bir şekilde akla ziyan şeylerle seferlerini berbat edenler de olmuştur. Hayırla yâd edilenlerin yol tutuşları belli ki akıllardadır, öte yandan yolu tutamayanların bıraktıkları izler de unutulacak gibi değildir; hâlâ pek çok insan o yolculuklardan kalma acılarını hatırlamakta ve hissetmektedir. Ne var ki burada verilen kayıpları hatırlamanın hiçbir önemi yoktur. Olan olmuştur, giden gitmiş kalan sağlar bize kalmıştır.

Alıp götüreceğiniz araç keyfî olarak size tahsis edilmiş bir araç değildir. Vebali boynunuza öyle bile olsa altınızdaki arabayla nereye giderseniz gidin kimin umurunda olursunuz ki? Yeter ki yollarda başkalarına zarar vermeyin, ona buna çarpmayın, trafiği ihlal etmeyin, yeter. Başınıza bir şey gelse herhâlde bu hâlinize ilk önce aileniz kahrolacaktır, ihmalkârlıklarınızdan dolayı en çok da onlar hayıflanacaktır ama bütün bunlar ne yazık ki sizi geri getirmeyecektir. Artık olan olmuştur. Ama siz de saf değilsinizdir. Tek başınıza da olsanız, yanınıza alıp birlikte yola çıktığınız bir kankanız da olsa nihayetinde yolun her durumda olmadık belalar çıkaracağından haberdarsınızdır; onunla oyun olmayacağını pekâlâ bilirsiniz. Bu nedenle yola çıkmadan arabanızı kontrol ettirirsiniz, uykunuzu almış, keyifli bir yolculuk için gerekli hazırlıklarınızı çoktan tamamlamış olursunuz. Ama sonuçta bu durum çok dar bir çevrede, çok az insanın ilgisi ve bilgisiyle takip edilecek bir durumdur. Arkanızdan hiçkimse duasını esirgemez ve siz de bu maneviyatla yola çıkarsınız. Gerisi Allah'a kalmıştır. Kim sağ kim selamettir?

Arkasında onlarca yolcu taşıyanların durumu herhâlde daha farklıdır. Sanki bütün bu yolcuların akıbeti ısrarla size teslim edilmiş gibidir. Aracın bütün koltukları neredeyse tıka basa doludur, sizi tanıyan tanımayan herkes gelip arabanıza kurulmuştur. Bir yerlere gitmeye niyetlenmişlerdir, onların bu yolculuklarını sağlık, sıhhat ve afiyet içinde tamamlaması tek bir kişinin sorumluluğuna bırakılmıştır. Yolcu onlardır, siz kaptansınızdır. Tamam, herkes Allah'a emanet, yola çıkan herkes tedarikini yapmış, en son biliyorsa yol duasını da okumuştur ama herkes gibi sen de biliyorsun ki bütün bu gidenlerin her şeyi sana emanettir. Canları, sağlıkları, bagajdaki yükleri... Sarsmamalısın, keyiflerini bozmamalısın, kuş gibi hafif bir şekilde onları gidecekleri yere götürmelisin. Öyle olmazsa bir daha senin arabana binmeyeceklerdir, hatta kim bilir seni akıllarına bile getirmeyeceklerdir.

Parmaklar seni gösterir

Evrakları tastamam, tanınmış, bilinen, aranan bir şoför olmak kolay değildir; sana güvenmiş, senin aracını tercih etmişlerdir. Sadece bunun için değil, arkandakilere Allah........

© Açık Görüş


Get it on Google Play