We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close
Aa Aa Aa
- A +

‘Din'i ‘baş'tan çıkarmak

6 0 0
19.06.2021

Sahi, dini "baş"tan çıkaranlar mı "doğru yol"un kurbanlarıdır yoksa "din"i baştan almayı dert edenler mi "doğru yol"un kurbanlarıdır? Beklemeye kimsenin vakti yok, bellidir. Çünkü durum alelade bir tercih sorunu olmaktan çoktan çıkmıştır ve içinde kalbin, aklın ve bedenin birlikte ilerlediği yeni bir kabuller haritasına ulaşmak için de esas muhatap dün olduğu gibi bugün de insanla Allah arasında gidip gelen yakınlık olacaktır.

Din üzerine konuşmak artık şaşırtıcı bir şekilde hemen herkesin harcıymış gibi görünüyor. Bilmeye, kavramaya, derinlik sahibi analizlere sanki pek az kişi itibar ediyor. Geçmişte belli başlı temsil ve makamların gözetiminde yürütülen tartışmalar artık sıradan mecralarda bir karşılık bulacak kadar hafiflemiş ve yayılmış durumda. İhtisasın değer kaybettiği, bilmenin daha basit kriterlerle kabul gördüğü bir bağlamda din üzerine konuşmanın ağırlığı da giderek kaybolmaya başlamış gibi sanki. Dahası dinle arasına bir şekilde mesafe koyanlar, dinî ilgilerinin giderek zayıfladığından söz edenler, kullukla arayı açtıklarına ilişkin genel açıklamalarla kendi yerlerini ne yapıp edip göstermeye çalışanlarda da fark edilir bir artış gözlemleniyor.

Bugün genelde din özelde İslam üzerine çeşitlenen söz akışının gerçekçi bir tasvirine duyulan ihtiyaç gün geçtikçe daha bir önem kazanmaya başlamış durumda. Kişisel yorumlarla, geçiştirmeyi önceleyen polemiklerle durumu görünmez kılmak artık pek de kolay değil. Ortada "din alanı"nı bütüncül bir şekilde etkilemeye ve dönüştürmeye başlayan yeni bir durumla karşı karşıyayız. Ne var ki bu gelişme çizgisi ne bir reform talebinde bulunmaktadır ne de ihya ya da tecdid gibi sağaltıcı bir çaba içinde seyretmektedir. Kopuş, ayrılış ve uzaklaşma belki de bütün bu görünenleri ifade etmek için kullanılabilecek daha işlevsel kavramlar arasında yer almaktadır. Saldırı, töhmet, eleştiri ve çarpıtma gibi başlıklar altında değerlendirilebilecek bu fiili durum en başta dine öteden beri sahip çıkma iddiasında bulunanların atlamadan, yadsımadan ve görmezden gelmeden fark etmelerini, ardından da bütün bunların ne anlama geldiğine dair akla gelen soruları karşılayarak cevaplamalarını gerektiriyor.

Laikleşme baskısı

Dinî sekülerleşme ve daha belirgin bir şekilde kurumsallaşmış laikleşme baskısı içinde konuşmanın bugün ortaya çıkan resmi açıklamak için yeterli olmadığı açık. Bugün aksine laikleştirici sekülerleşme dalgasının özellikle dinî muhitler üzerindeki etkisinin bariz bir şekilde görülebileceği gibi yeni bir durumla karşı karşıyayız. Artık basit ve niteliksiz çıkarımlar, kolayca sahiplenilen alınganlıklar ve öteden beri birikmiş hesapları dine........

© Açık Görüş


Get it on Google Play