We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close
Aa Aa Aa
- A +

Kıyafet sadece kıyafet değildir

5 0 0
13.08.2021

Başörtüsü serbestiyeti bugün elbette devlete daha demokratik bir nitelik kazandırmaktadır. Seküler, Aydınlanmacı totalitarizme karşı olması gereken zaten budur. Fakat başörtüsü mücadelesi içinde yer almış kesimlerin iktidar gücü, sınıfsal hafızasından ve dinamiklerinden elimine olduğu nispette sahip olunan kazanımlar toplumsallaşamayacak ve iktidar olanaklarıyla sınırlı hale gelecektir. Toplumsal, kültürel vasatın dışına çıktığı nispette insanlar denebilir ki giyim şekilleri üzerinden yüksek sesli olarak konuşmaya başlamış, "ben başkayım", "ben böyle düşünüyorum" demeye ihtiyaç duymuşlardır. Giyim bir anlamda düşünme biçimlerimizi temsil mevkiine taşımıştır.

Sosyal ve kültürel dünya tabiatı gereği var olan her şeyi göstergeye dönüştürme özelliğine sahiptir. Giyinme biçimine verdiğimiz anlamlar da bireyselliğimizden bağımsız olarak içinde yaşadığımız dünyanın sosyo-kültürel kodlarını içerir. Her giyim tarzı ya bir statüyü veya kültürel bir kimliği temsil eder ya da içerdiği öznelliklerle (tercihlerle) toplumsal iletişime kendisini aktif veya pasif bir şekilde dahil eder. Fakat tercihlerimiz dahi aslında sosyo-kültürel evrenimizin göstergeleriyle bir iletişim çabası içinde zuhur ettiğinden dolayı mutlak bir 'kendilik'in sonucu sayılamaz. Gerçek anlamıyla giyim tarzımız, bazı halleriyle benliğimizin -bir uzantısı olmaktan da öteye- onun en somut dışavurumlarından biri haline gelir. Toplumsal, kültürel vasatın dışına çıktığı nispette insanlar denebilir ki giyim şekilleri üzerinden yüksek sesli olarak konuşmaya başlamış, "ben başkayım", "ben böyle düşünüyorum" demeye ihtiyaç duymuşlardır. Giyim bir anlamda düşünme biçimlerimizi temsil mevkiine taşımıştır. Bu yüzden başörtüsüyle ilgili geçmiş yıllarda çokça iddia edilen "sembol" nitelemesi için elbette anlamsız ve mesnetsiz denemez. Sembol bağlamıyla başörtüsü, vasatın dahası siyasal meşruiyetin dışına çıkarak kamusal alana yönelik yeni bir bakış açısı getirmesiyle normatif kalıpları dışlamaktadır. Kamusal alan üzerindeki kültürel ve siyasal tahakküme karşı bireysel özgürlüğün genişletilmesini potansiyel bir talebe dönüştürür. Fakat bu talebin bireysel özgürlükler meselesini aşan bir boyutunun olduğu da göz ardı edilemez: Başörtüsü bir tarafıyla inanç özgürlüğünü ilgilendirmekte, hepsinden daha önemlisi sosyo-kültürel kimliğin bir parçası olarak önem taşımaktadır. Başörtüsü özgürlüğünün her türlü bireysel özgürlüklerle yan yana getirilmesi düz, şekilci bir mantıkla doğru gibi gözükse de devletin ve dolayısıyla siyasetin ontolojik yapısı açısından birbirinden çok başka şeylerdir. Milletin kültür ve inanç değerlerini hiçe sayan bir anlayışla başörtüsü özgürlüğünün marjinal taleplerle eşdeğer kılınması, devleti, milleti var eden maddi ve manevi değerler birikimine karşı büyük bir haksızlık ve saygısızlık olur. Başörtüsünü irtica sembolü olarak görme ve gösterme arzusu, gerçekte jakoben batılılaşmacılığın tipik bir ifadesinden ibarettir. Sembolleştirme çabaları burada kah ideolojik dogmatizmden, kah kamuoyunu manipüle etmeye yönelik siyasal stratejinin hilekar tutumundan beslenmiş, başörtüsü böylece ideolojik savaşın kullanışlı, somut bir aparatına dönüştürülebilmiştir. Kamusal alanı iktidar ideolojisiyle tahkim etmeye dönük süreç başörtüsü kısıtlamaları ile son noktaya vardırılarak ideolojik şiddet bütün safralarıyla ortaya saçılmıştır.

Başörtüsü gerçeği

Ne ki iktidar çatışmalarının süreç içerisinde adeta semboller savaşına endekslenmiş bir görünüm kazanması söz konusu "savaş"ın seyrini ve sonuçlarını da etkilemiş görünüyor. Başörtüsü özgürlüğü açık bir şekilde teminat altına alındıktan itibaren İslamcı unsurların devlete hükümran düzeye geldiği kanaati toplumsal bir ağırlık kazanmıştır. Bu da devletin ideolojik kimliğine yönelik İslami duyarlıklarla yapılan sorgulayıcı yaklaşımların toplumsal düzeyde sönümlenmesinde etkin bir rol oynamış, böylelikle beklenen o devlet-millet kucaklaşması sözüm ona sağlanmış gözükür. Dolayısıyla başörtüsüne yüklenen sembolik anlam sayesinde bir tür ideolojik katarsis yaşanmış, böylelikle toplumsal güçlerin devletle ideolojik........

© Açık Görüş


Get it on Google Play