menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Ölü Deniz

27 0
04.07.2026

   Genç mizahçı Deniz Göktaş’ın varlığı memleket için nimettir.

   2 Temmuz günü tutuklanması ne acı bir tesadüftür. 2 Temmuz 1993 Sivas Katliamı’nda yakılmak istenenler arasında mizahi direniş ustamız Aziz Nesin de vardı. 

   Aziz Nesin’in, Sabahattin Ali ve Rıfat Ilgaz’la birlikte çıkardıkları mizah dergisi  Markopaşa dönemin hükümetlerince defalarca kapatılmıştı (1940-1950). Usta mizahçılar kararlıdırlar ve Merhumpaşa, Malumpaşa, Yedi-Sekiz Paşa, Hür Markopaşa, Öküz Mehmet Paşa, Bizim Paşa, Ali Baba ve Medet adlarıyla yola devam etmişlerdi.

   Büyük yazar Sabahattin Ali, 41 yaşındayken öldürdü. Rıfat Ilgaz sağlık sorunları olmasına rağmen hapislerde tutuldu. Aziz Nesin de yazdığı yazılar ve İngiltere Prensesi Elizabeth dahil yabancı devlet başkanlarına hakaret ettiği iddialarıyla defalarca tutuklanır, hapis ve sürgün cezaları aldı. “Hayatım içeri girip çıkmakla geçti” diye özetlemişti durumu. 

   Tarihimiz Nasreddin Hoca’nın torunlarına yapılan zulümlerle doludur. Türkiye’nin en çok satan mizah dergisi efsanevi GIRGIR dergisi, 12 Eylül 1980 Askeri Darbe döneminde kapatılmıştı. 

   Ferhan Şensoy’un yazıp yönettiği Muzır Müzikal oyunu “Sahneye çıkarsanız kendinizi yok bilin” tarzı tehditler alır. 1985 yılında oyunun oynandığı, kültür, sanat ve toplumsal hafızamızda eşsiz yere sahip Şan Tiyatrosu yakılır. Emektar gece bekçisi alevler içinde kalarak can verir. 

   Muzır Müzikal’e bilet alanların paralarını geri ödemek amacıyla yeni bir oyuna ihtiyaç vardır. 33 yıl sürüp 2490 kez sergilenen, dünya tiyatro tarihinin en uzun soluklu tek kişilik oyunu “Ferhangi Şeyler” doğar. 

   Yakın tarihimizde Cumhuriyet gazetesinin ünlü karikatürist Musa Kart, dönemin Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan’ı çizdiği için uzun süre dava edilmiş, ilerleyen yıllarda tutuklanarak Silivri Cezaevi’nde hapis yatmıştır.

   Penguen dergisinin çizerleri Bahadır Baruter ve Özer Aydoğan dergi kapağında Recep Tayyip Erdoğan’ı resmettikleri için 11’er ay hapis cezasına çarptırılmıştır. Bu tür emsaller Osmanlı’dan günümüze saymakla bitmez. 

  Karagöz ve Hacivat’ın 14. yüzyılda Orhan Gazi’nin emriyle başları kesilerek idam edildiğini hatırlatmak ahde vefa vazifesidir. 

   Karagöz’le Hacivat veya Karadeniz fıkralarında olduğu üzere mizahımız görgüsüzle güngörmüşün veya köylüyle kentlinin uyumsuzluğuna yaslandığı çok olurdu. Dünya mizahında da bu durum böyledir. Bilen bilmeyene giydirir.

    Mizah salt garibanların garipliklerinden ibaret olmamalıdır. Charlie Chaplin “Büyük Diktatör” filminde pejmürdeliği bırakır faşizmi hicveder. 

   Urfalı Prof. Dr. Ünsal Oskay (1939-2009) bir Siyaset Meydanı tartışmasında mizahın yönetici sınıf üzerinden de yapılabileceğini işaret etmişti. 

   İşte şimdi Deniz Göktaş kardeşimiz seçkinlerin, idarecilerin sergiledikleri arızalara değiniyor. İyi de ediyor. Mizah kıssadan hissedir. Taksimattır. Merhemdir, elzemdir. Çeki düzen vermedir. Hislerimize tercümandır. Nasreddin Hoca’lara el kalkmamalı, dil uzatılmamalıdır. 

   Deniz Göktaş, göktaşı gibi ortama aniden düştüğünden şaşkınızdır. Psikologdur. Tam da işini yapmaktadır. Prof. Dr. Celal Şengör’ün kendi evinde öğrencisini “elleme” hürriyetini ele alarak özneyi de aşan tedavi merhalesini başlatmıştır.

   Eşiğin düşüklüğünün dillendirilebilmesi açısından “mal sahibi”nin icraatları teşhis için veri niteliğindedir: Prof. Dr. Celal Şengör ekranda ballandıra ballandıra haltlarını anlatır. Öğrencisinin adını da cüretkarca beyan ederek........

© Açık Gazete