menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

İnsanlık dışı göçmen ve mülteci siyasetleri

21 0
16.03.2026

Birleşik Krallık’ta Reform UK partisinin yükselişi iktidardaki İşçi Partisi’ni o denli korkutuyor ki göçmen ve ilticacılara yönelik siyasetleri adeta geçmiş Muhafazakâr Parti siyasetlerinden daha aşırı olmaya başladı.

İçişleri Bakanı Shabana Mahmood, Danimarka’nın göçmenlere ve iltica başvurusu yapan kişilere uyguladığı aşırı sağ modelden esinlenerek kendi partisinin bazı milletvekillerinin dahi tepkisine yol açan hükümet plânlarını açıkladı. Bunların bazıları şöyle:

İltica başvuruları reddedilen ve hükümet tarafından sağlanan konutlarda kalan 150 kadar aileye ülkeyi terk etmeleri için bir haftalık zaman tanınacak. Her aileye geldikleri ülkelerde yerleşmeleri için en fazla £40 bin verilecek. Bu teklifi kabul etmeyen aileler zorla sınır dışı edilecek. Mahmood’a göre bu plân uygulandığı takdirde hükümet bütçesine £20m kazandırılacak.

Bundan böyle iltica hakkı kazananların her 30 ay tekrar iltica başvurusu yapmaları gerekecek. Böylelikle daha önce 5 yıl için sağlanan koruma yarıya indirilmiş olacak. 

Göçmenlere ülkede ancak 20 yıl yaşam sürdükten sonra devamlı kalma başvurusu yapma hakkı tanınacak. Şu an bu süre 5 yıldır. Başvuruların başarılı olması iş, eğitim, topluma katkı gibi kriterler kullanılarak mümkün olacak. 

Aile birleşimi kısıtlamaları: Aile birleşimi artık garanti edilmeyecektir. Sadece belirli iş veya eğitim kriterlerini karşılayan mülteciler aile üyelerini sponsor edebilecek ve o durumda bile ailelerin bir araya gelmesi şartlı olacaktır.

Finans ve konut desteği: Hükümet sığınmacılar için otomatik konut ve finans desteğini sonlandırmayı planlıyor. Destek isteğe bağlı hale gelecek ve çalışabilir olanlar, varlık sahibi olanlar veya kurallara uymayanlar için reddedilebilir. 

Vize ve giriş sınırlamaları: Afganistan, Myanmar, Sudan ve Kamerun gibi ülkelerden bazı öğrenci ve çalışma vizeleri askıya alınacak ve potansiyel sığınmacılar için güvenli yasal yollar sınırlanacaktır. 

İçişleri Bakanı’nın bu açıklamaları birçok insan hakları kurumunun sert eleştirisine yol açtı. Bünyesinde 100 örgütü barındıran Refugee and Migrant Children’s Consortium ailelerin yaşamlarını değiştirecek bir kararı yasal danışmanlık için zaman tanımadan, bir hafta içinde vermelerinin çok adaletsiz olacağını, aynı zamanda finans desteğinin kesilmesinin çocuklu aileleri evsizliğe yiteceğini belirtti. 

Muhafazakâr Parti Haziran ayında yürürlüğe girmesi planlanan tasarıların yetersiz olduğunu savunurken, Green Parti Mahmood’u aşırı sağın siyasetlerini kullanmakla suçladı. 

İçişleri Bakanı Mahmood’un bu aşırı planlarını inceleyenler ülkede milyonlarca sığınmacı olduğunu sanacak. Bakanlığın verilerine göre 2025 yılında 82.100 iltica başvurusu yapıldı. Bunların yüzde 58’i (47,618) reddedildi. Bu duruma göre 34,582 başvuru başarılı oldu.

Değerli okurlar, iltica, bir kişinin yaşadığı ülkede ırkı, dini, milliyeti, belirli bir sosyal gruba mensup olması veya siyasi görüşleri nedeniyle zulüm göreceği korkusu taşıması nedeniyle başka bir ülkeye sığınma talebinde bulunmasıdır. Bu, uluslararası hukuk tarafından tanınmış bir haktır ve Birleşmiş Milletler Mülteci Yüksek Komiserliği (UNHCR) tarafından korunmaktadır (1951 BM Mülteci Anlaşması).

İltica başvurusu yapılan ülkenin, başvurular için sunulan delilleri adil bir şekilde gözden geçirerek karar vermek sorumluluğu vardır. Küçük teknelerle çok büyük riskler alarak Manş Denizinden ülkeye varmaya çalışan insanlar ülkelerinde karşılaştıkları zulüm, terör ve baskıdan kaçmaktadırlar. Elbette bu insanların güvenilir bir iltica başvuru yapma şansları olsa ölümü göze alarak böyle bir serüvene atılmazlar. 

Mülteci Konseyi Genel Müdürü Enver Solomon insanların sığınma talebinde bulunmak amacıyla İngiltere’ye giriş yapmak için vize başvurusunda bulunmalarına olanak tanıyan insani vize sisteminin bu insanların canlarını tehlikeye atarak ülkeye gelmelerini önleyeceğini söylüyor. Konsey ve diğer insan hakları kurumları bu konuda yıllardır baskı yapmaktadırlar. 

İşçi Partisi iktidara gelirken Muhafazakâr Parti hükümetinden devraldığı büyük bütçe açığını kapatma yolunu dar gelirli ailelerin ve yaşlıların ceplerine saldırmakta buldu. Şimdi de bu tür aşırı sağ siyasetler yüzünden kaybettikleri taban destekçilerini yeniden kazanma yolunu tercih edeceklerine, aşırı sağ Reform’a kaptırdıkları destekçilerini yeniden kazanmak için göçmen ve mültecilere saldırıyorlar. 

Dün, 14 Mart Cumartesi, gelmiş geçmiş en prensipli İşçi Partisi milletvekillerinden Tony Benn’in 12’nci ölüm yıl dönümü idi. Şimdi bu yüce adam hayatta olsaydı, partisinin düştüğü duruma acaba ne derdi? Herhalde tanınmayacak hale gelen partisinden istifa eder ve kendisi gibi prensipli, İşçi Partisi’nden ayrılarak Your Party’yi kuran Jeremy Corbyn’in partisine katılırdı. 

Bu yazıya emoji ile tepki ver


© Açık Gazete