We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close
Aa Aa Aa
- A +

Türkiye’nin iklim kriziyle sınavı

2 1 0
24.09.2021

YUSUF YAVUZ / AÇIK GAZETE – Cumhurbaşkanı Erdoğan BM Genel Kurulunda iklim eylemcisi gibi konuştu, Türkiye’nin Paris İklim Anlaşmasını Ekim ayında TBMM’nin onayına sunacağını açıkladı…

2050’ye kadar sera gazı emisyonlarının sıfırlanması doğrultusunda ülkelerin ortak çalışmasını sağlamayı ve iklimi değiştirmeyen bir dünya inşa edebilmeyi hedefleyen Paris İklim Anlaşmasını imzalayan ancak onaylamayan az sayıdaki ülke arasında bulunan Türkiye, Erdoğan’ın açıklamasıyla yeni bir adım atmaya hazırlanıyor. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın duyurduğu kararı geç de olsa olumlu bir adım olarak görenlerin yanı sıra iktidarın 3 milyar dolarlık ucuz kredi uğruna yaptığı bir hamle olarak yorumlayanlar da oldu. İşte kömürlü termik santrallere destek vermeyi ve orman arazilerini imara açmayı sürdüren, bir yandan seller, bir yandan da orman yangınlarıyla sınanan, denizleriz müsilaja bulanmış Türkiye’nin iklim kriziyle inişli çıkışlı imtihanı ve Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın açıklamalarının yankıları…

Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, 100’den fazla ülke liderinin katılımıyla ABD’nin New York kentinde gerçekleşen Birleşmiş Milletler (BM) 76. Genel Kurulu’nda yaptığı konuşmada Türkiye’nin Paris İklim Anlaşmasını Ekim ayında TBMM’nin onayına sunacağını duyurdu.

Uzun konuşmasında küresel iklim krizine de değinen Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın değerlendirmelerinde öne çıkan bazı başlıklar şöyleydi:

‘İNSANOĞLU DÜNYANIN SUNDUĞU KAYNAKLARI HOYRATÇA KULLANDI’

“-İnsanoğlu, tarih boyunca sürdürdüğü gelişme ve kalkınma arayışında, dünyanın bize sunduğu kaynakları, maalesef hoyratça kullanmıştır. Asırlardır devam eden bu sürecin sonunda, tabiatın kendi dengesi dışında, tamamen insanoğlunun yol açtığı tehditlerle karşı karşıya bulunuyoruz. İklim değişikliği, hava kirliliği, su ve gıda güvenliği, biyoçeşitliliğin kaybı gibi başlıklar altında toplayabileceğimiz sorunlar, insanlığın geleceğini belirsizliğe atacak boyuta ulaşmıştır. Bu başlıklardan iklim değişikliği, çevre sorunu olmanın ötesinde telafisi imkânsız sonuçlara yol açması bakımından, üzerinde özellikle durulması gereken bir konudur.

‘NEW YORK KASIRGA VE YAĞIŞLAR YÜZÜNDEN ZOR GÜNLER GEÇİRDİ’

-Mesela içinde bulunduğumuz New York şehri, sadece iki hafta arayla maruz kaldığı dev kasırgaların yol açtığı ve her biri ancak 500 yılda bir görülebilen yağışlar yüzünden zor günler geçirmiştir. Avrupa’nın batısını etkileyen yağışların sebep olduğu yıkımlar, hâlâ onarılamamıştır. Türkiye olarak bu konuda en hızlı ve etkin çözümler üreten ülke olmamıza rağmen, biz de oldukça sıkıntılı günler yaşadık. Dünyadaki altyapının önemli bir bölümü son iki asrın ürünüdür. İklim değişikliğinin yol açtığı değişimleri bu altyapıyla karşılayabilmek mümkün değildir.

‘ORMANLARIN YOK OLMASI DÜNYAMIZI BEKLEYEN BİR DİĞER TEHLİKE’

-Mesela, şehir planlamalarının artık iklim değişiklinin yol açtığı sonuçlar göz önünde bulundurularak yapılması zorunlu hâle gelmiştir. En önemli karbon yutak alanları arasında yer alan ormanların, bir yandan arazi kullanımıyla, diğer yandan yangınlarla yok olmaya yüz tutması, dünyamızı bekleyen bir diğer tehlikedir. Son yıllarda yaşanan ve ülkemizi de etkileyen büyük orman yangınları, karbon depolama alanlarımızı hızla elimizden alıyor.

‘ERİYEN BUZULLAR DENİZ SEVİYELERİNİ 20 SANTİM YÜKSELTTİ’

-Genleşen su ve eriyen buzullar deniz seviyelerini son bir asırda 20 santim yükseltmiştir. Bu rakam, dünyanın son 3 bin yılındaki en hızlı artışı ifade ediyor. Şayet etkin önlemler alınmaz ve sera gazı emisyonları artmayı sürdürürse, yüzyılımızın sonunda deniz seviyelerinin bir metreden fazla yükselmesi bekleniyor. Böyle bir yükseliş, kıyı şehirlerinin ve ada devletlerinin önemli bölümünün haritalardan silinmesi demektir. Üstelik bu felaketten en çok da, Türkiye’nin de aralarında bulunduğu, iklim değişikliğine neden olmayan ülkeler etkilenecektir.

‘DİKKATİNİZİ ÇEKMEK İSTİYORUM, TÜM BU SORUNLAR SADECE 1,1 SANTİGARTLIK ARTIŞLA ORTAYA ÇIKTI’

-Denizlerin bir başka özelliği de, ormanlar gibi, önemli karbon yutak alanları olmalarıdır. Atmosferde sürekli artış gösteren karbondioksit emilimi asitleşmeyi tetikleyerek denizlerdeki canlı hayatını da alt üst edecektir. Dikkatiniz çekmek istiyorum; saydığım tüm bu sorunlar sadece sıcaklıktaki 1,1 santigratlık artışla ortaya çıkmıştır. Bu artışın 1,5 santigrata, 2 santigrata ve daha fazlasına yükseldiğinde nelerle karşılaşabileceğimizin takdirini sizlere bırakıyorum.”

ERDOĞAN: ‘PARİS İKLİM ANLAŞMASINI MECLİSİMİZE SUNUYORUZ’

Türkiye’nin Paris İklim Anlaşmasını ilk imzalayan ülkelerden biri olduğuna değinen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Ancak, yükümlülüklerle ilgili adaletsizlikler sebebiyle henüz bu anlaşmayı yürürlüğe........

© Açık Gazete


Get it on Google Play