We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close
Aa Aa Aa
- A +

Seçim yolunda Ukrayna savaşı bahane ek bütçe şahane

5 1 0
25.06.2022

Prof. Dr. Mustafa Durmuş – Bir önceki yazımızda siyasal iktidarın yakında ek bütçeye başvurmak durumunda kalacağını vurgulamıştık, öyle de oldu.

Bunu öngörüyorduk ama bu büyüklükte bir teklifin olacağını düşünemedik. Öyle ki Cumhurbaşkanı, 2021 yılının bütçesinin yüzde 80’inden fazlasına denk, bu yılın bütçesinin yüzde 62’sine yakın büyüklüğünde bir ek bütçe kanun teklifini Meclis’e gönderdi. Teklif birkaç gün içinde süratle Komisyon’dan geçti, bugünlerde Meclis Genel Kuruluna gelmesi bekleniyor.

Böylece bu yılki ödeneklere toplamda 1.080.515.421.000 TL ekleniyor (toplam bütçe yaklaşık 2,75 trilyon TL civarında olacak) ve bunun finansmanının çok büyük bir kısmının da vergi gelirlerindeki artışlarla karşılanması öngörülüyor. Yani borçlanmaya başvurulmayacak. Kısaca vergi mükelleflerinin sırtına yeni yükler binecek.

Geçici Bütçe ve Ek Bütçe

Dünyada olduğu gibi Türkiye’de de, “ilgili yıl bütçesinin zamanında yetişmemesi” ya da “bütçenin Meclis Genel Kurulu’nda reddedilmesi” gibi durumlarda, kanunla geçici bütçe; “bütçenin uygulanması aşamasında kamu idarelerine tahsis edilmiş olan ödenekler yetersiz kaldığında” ya da “öngörülemeyen bir takım harcamalar gündeme geldiğinde” ek bütçe hazırlanabiliyor.

Ek bütçe tıpkı normal bütçede olduğu gibi, kanun teklifi ile hazırlanmak ve bu ödeneklerin gelir karşılığı bu kanun teklifinde mutlaka gösterilmek durumunda.

İktidarın hazırladığı bu ek bütçe teklifinde: “Dünyada ve ülkemizde yaşanan ekonomik ve jeopolitik gelişmeler sonucu genel fiyatlar seviyesinde önemli artışlar meydana gelmiş dolayısıyla bütçe ödeneklerinde de artış yapılması ihtiyacı doğmuştur” (1) vurgusu yapılıyor.

Yani iktidar bloğu, ek bütçeye başvururken, Ukrayna savaşı başta olmak üzere dünyadaki jeopolitik gelişmeleri ve bunların yol açtığı ekonomik sorunları gerekçe olarak gösteriyor.

İlk değil, son da olmaz

Yukarıda da vurgulandığı gibi, ek bütçeler sık olmasa da, dünyada görülebilen uygulamalar. Nitekim Türkiye’de 1995-2004 tarihleri arasında belli kalemlere ek ödenek konulması biçiminde toplam 8 adet ek bütçe çıkartıldı. Öte yandan bunların bugün gündeme gelen ek bütçe uygulamasından içerik ve büyüklük anlamında farklı olduğunun altının çizilmesi lazım.

Kısaca bugün önerilen bir ek bütçeye başvurabilmek için; ciddi bir doğal felaket, pandemi, ciddi bir ekonomik kriz ya da savaş hali gibi normal olmayan koşulların var olması, ayrıca bu durumda mevcut ödeneklerin de, bütçenin de, Hazine nakdinin de yeterli olmaması gerekiyor.

125 milyar TL bütçe fazlası varken, ek bütçeye neden ihtiyaç duyuluyor?

İşte tam da bu noktada kafalar karışıyor. Çünkü iktidar pandeminin bittiğini ilan ettiği gibi, her hangi bir ekonomik kriz içinde olduğumuz gerçeğini de reddediyor. Geçen yıl bütçe hazırlanırken yanlış öngörülerde bulunduğunu ya da izlediği yanlış para politikasıyla enflasyonu tarihsel olarak zirveye çıkardığını da kabul etmiyor. Zira bunların kabul edilmesinin kendi başarısızlığının tescili olduğunun çok iyi farkında.

Ayrıca ‘Ek Bütçe Kanun Teklifinden’ daha bir- iki hafta kadar önce Hazine ve Maliye Bakanlığı Mayıs ayı bütçe gerçekleşme raporunu yayımlamış ve Bakan Nebati de bu yılın ilk 5 ayında bütçenin yaklaşık 125 milyar TL fazla verdiğini açıklamıştı. (2) Keza aynı döneme ilişkin Hazine nakit dengesi de 82,4 milyar TL fazla vermişti (tek başına Mayıs ayındaki fazla 164,8 milyar TL idi). (3)

Son olarak, iktidar Suriye topraklarında yeni ve daha büyük bir askeri operasyonu başlatmak niyetinde olsa da (gerçekleşme ihtimali bir hayli yüksek) henüz yeni bir savaş durumu da ve bunun iktisadi etkileri de söz konusu değil.

O halde ne oldu da, ciddi miktarda fazla veren Bütçe ve Hazineye rağmen, bir anda yılın geri kalan kısmı için ülke tarihinde görülmemiş büyüklükte bir ek bütçe ile iktidar bloğu Meclisin kapısını çalıyor? Bu soru yanıtlanması gereken ilk sorudur.

Ek bütçeler tarihsel olarak şu ana kadar, dünyada da, Türkiye’de de ciddi bir takım olayların neden olduğu zararı azaltmak için gündeme getirildi. Bu anlamda, bu büyüklükteki bir ek bütçeyi sadece Ukrayna savaşı ya da artık inkâr edilemeyen bir gerçeklik olan ekonomik krizle açıklayabilmek çok zor.

Seçim bütçesi mi?

Kaldı ki dünyada bu savaşa rağmen sadece sınırlı sayıda ülke bu yılın Mayıs ayından itibaren ek bütçeye başvurdu. Genel olarak Avrupa ve ABD’de, bu savaş nedeniyle savunma bütçelerine takviyeler yapılıyor ama bunlar büyük çapta ek bütçelere dönüşmedi. Öyle ki, aralarında ABD, Britanya, Hindistan, Çin, Brezilya, krizle boğuşan Arjantin ve hatta savaşın içindeki Rusya’nın da bulunduğu pek çok ülkede (en azından şimdilik) ek bütçeler yapılmadı.

Kısaca Türkiye’deki ek bütçe, belli bir ya da birkaç sorunu gidermeye dönük bir tamamlayıcı bütçeden ziyade adeta yeni bir bütçe kapsamında ve büyüklüğünde hazırlanmış.

Bu da mevcut iktidar bloğunun yanlış öngörülerde bulunduğu için ek bütçeye ihtiyaç duyulduğunu ya da........

© Açık Gazete


Get it on Google Play