We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close
Aa Aa Aa
- A +

Projeye alışmayalım

7 1 0
01.08.2022

Bir dizi siyasi sloganın mucidi olan, büyük deha Özal’ın (!) bir veciz sloganı, “alışırlar” idi. Bu sloganın ortaya atılmasının birçok sebebi yanında, bir sebebi de ithal ikameci dönemden ihracata yönelik politikalara geçilirken emeğin şiddetle baskılanma politikasının toplumca, özllikle de emekçiler cephesinde yaygın kabulünün sağlanması idi. Dönemin baskılayıcı politikalarına alışıldı mı? Evet, maalesef, alışıldı. Hatta Özal, hâlâ daha çoğu kesimlerde güçlü bir lider olarak yaşatılabilmektedir.

Son mucize ekonomi politikamızda da ihracata ağırlık verildiği izlenimi yaratılalarak emek şiddetle baskılanmaktadır ve aynı mantık inanılmaz manevralarla halka yedirilmeye çalışılmaktadır: alışırlar! Belki de, geçmişte olduğı gibi, günümüzün deha politikacılarının ülkeyi felakete sürükleyici politikası da halkımız tarafından alışılır ve yadırganmaz. Sanırım, sömürücü sermayeye tüm istediği verildikten sonra, yükün halkın sırtına bindirilmesinde alışırlar ya da sabrederler sloganı bir kez daha siyasi yaşamımızda yerini almaktadır. Doğal olarak, alıştırma yapılırken, her türlü gerçek dışı ifade ve akla mantığa uymayan gerekçe ileri sürülerek yaşanan çatlakların sıvanarak örtülmeye çalışılması da gözlerden kaçmamaktadır. Bu manevraların siyasi açıdan ne derece işe yaradığı seçimlerde (kısmetse !) görülecektir.

Peki, nelere ya da neye alışacağız? Birincisi, 1950-60 dönemi sonuna doğru Demokrat Part rejiminin uyguladığı “Vatan Cephesi” tuluatının günümüzde farklı biçimde uygulanışına alışacağız. Önce şu ünlü vatan cephesi saçmalığına bir göz atalım. O dönemin sonlarına doğru akşamları haber programı sonrasında binlerce isim sayılarak vatan cephesine geçtikleri kafalara kazınmaya çalışılırdı. Vatan cephesi siyasetinin politik anlamı, ülkenin çağdaş yöntemlerle yönetilemeyip, taraftar kazanarak, kabile yöntemi ile işlerin götürülmeye........

© Açık Gazete


Get it on Google Play