We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close
Aa Aa Aa
- A +

Tiyatro izleyicisi…

1 1 0
03.09.2021

Tiyatro izleyicisinin bir kültürel birikime ihtiyacı vardır, hatta geçmişte tiyatroya giderken özel kıyafetler giyilir, günlük olan işler tiyatro için ertelenir ve orada olmak bir ayrıcalık anlamını taşırdı. Peki, ne oldu da tiyatro izleyicisi oyuncuya karşı saygısını kaybetti ve sadece eğlenmek ve vaktini geçirmek için gider oldu?

Neo-liberalizm, ulus devletinin temeline dinamiti koyup patlaması ile birlikte “para bende istediğim yerde istediğim gibi davranır, istediğimi giyinir, istediğim gibi paramın bana verdiği özgüven kadar konuşurum” anlayışı günlük hayatın vazgeçilmezi olunca, elbette bundan tiyatro izleyicisi de nasibini aldı. Liberal ekonominin çarkı elbette tiyatro sahiplerinin de niyetlerini bozdu, onlar “sanat için” değil, daha “fazla para” kazanmak için “her yol mubah” anlayışı siyasetçilerden sonra işverenlere de sirayet etti, o yüzden seyirci neden hoşlanıyorsa, hangi oyun tutmuşsa onun benzerleri ile salonları doldurmak kaygısı da bu değişimin içinde yerini aldı.

Bizim ülkemizin tarihi bir darbe ile değişti, darbe olmadan zaten değişeceği önceden belirtilmişti ama insanımız “anlama güçlüğü” çektiğini darbe yapanlar ve ülkemiz üzerine karar alanlar düşündükleri için alınan kararı “darbe” ile taçlandırıp, zor ile “ölüm korkusunu” kullanarak kabul ettirdiler gelmekte olan neo – liberalizm çöküşünü. Liberalizm her ne kadar “özgürlük” gibi sihirli bir kelimeyi kullansa da sihirli kelimeleri kazıyınca altından “felaket” çıkacağı belliydi, o güne kadar var olan yarı topal yürüyen demokrasicilik oyunu tekerlekli sandalyeye mahkum kalacaktı. Demokrasi, kışladaki askeri tişört ile gidip ziyaret etmek olduğunu düşünenlerin, var olan yasaları delmekle ya da yok saymakla keyfi bir özgürlük anlayış üstten alta doğru işlendi. Eğitim sistemi yeni düzene uygun tarihi söylemler ile yeniden düzenlendi. Talim ve terbiye heyeti toplumu terbiye edecek yeni argümanlarını PR çalışması yapan uzmanların eli ile geliştirdi ve istenilen kıvamda ılımlısından bir İslami devletin çarkı Suudi Arabistan’dan Rabıta içinde geldi. Gerçi bizim topraklarımız bu işe yabancı değildi, meşhur Trioya Savaşında atın içinde kaleye sızan askerlerin katliamı ve hile ile gelen zaferin sarhoşluğu kısa zamanda zafer kazananların trajedisine dönüşecekti, ama bizim yakın tarihimizde öyle olmadı, onlar Rabıta olarak geldikleri topraklarda Rabia oldular…

Tiyatrolarda bu değişimden etkilenmemesi mümkün değil, çünkü tiyatro hayatın ta kendisiydi ve hayat inişleri ve çıkışları ile devam ediyordu, bizde daha çok çöküşleri ve ulus devletinin oluşturmuş olduğu tüm birikimlerin yağmalanması ile devam ediyordu. “Satacaksın – sattırmayacağım” Hacivat Karagöz oyunu bir bakmışsınız sahneden TV ekranlarında tartışma programlarına yansımış, bu çok alıcı tartışmanın ve yönteminde tiyatro salonlarına yansımaması mümkün değildi, yansıdı da… Mizah yapıyorum diye şarlatanların ortalıkta darbeciler ya da onların sivil haline şirin gözükmek için siyaset üstü yeni mizahı tiyatro eserleri ile turnelere çıktılar ve bol bol seyirci topladılar.

Turne para demektir ve İstanbul dışında seyircinin cebinden para almak olduğunu kısa sürede tüm tiyatro sahipleri keşfetti. Ulus devleti zamanında tiyatro seyircisini “oluşturmak” ve “eğitmek” için gidilen turne şehir ve kasabalarda artık eğitim değil, “parayı topla” ama nasıl toplarsan topla anlayışı ile tiyatro salonu olmayan sinema salonlarının en ince sahnesinde Hacivat ve Karagöz perde oyunu gibi en az oyuncu ile seyirciyi mutlu etmek daha çekici geldi…

Seyirci mutluysa ve popüler oyunculardan oluşan bir tiyatro gelmişse yaşadıkları yere, elbette parasına kıyacak ama günlük kıyafetleri ile gidecekti, çünkü sinema seyreder gibi algılamışlardı, sinemaya gidersin, çekirdek çitleyerek filmi izler, hatta gerek olursa yanındaki ile sohbet ederek sinemanın keyfini çıkarırsın…

Sinema izleyici ile tiyatro izleyicisi arasında farkı dahi bilmeyenler parası için salona alınıp, onlara hiçbir açıklama yapmadan oyun kısa sürede oynanıp, meşhur sanatçılara bakılıp geri dönülürdü… Zaten o zamanda diziler ve sinemalarda müzik endüstrisinin arabesk tarafının parasın boldu ve tüm yapımcılar usta oyuncuları arabesk........

© Açık Gazete


Get it on Google Play