We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close
Aa Aa Aa
- A +

Giden gidiyor ya bıraktıkları…

2 1 25
28.06.2022

Bir sanatçı bu dünyadan ayrılınca yaptıklarından daha çok yaşadığı ilişkileri ile gündeme gelir, dedikodu mahiyetinde yapılan bu anekdotlar aslında tercihleri de belirler. Şimdi sistemin en çok kullandığı, en çok da ciddiye almadı, gerek gördüğünde öne çıkarıp, gerek gördüğünde unuttuğu bir sinema aşığının hayatı aslında ibretlik bir hikayedir ve kimse onun hayatını gerektiği gibi işleyemeyecek, çünkü ya kahraman vardır ya da öteki mahallenin çocuğu, yani unut gitsin!

Bir sinema aşığı mesleğini bertaraf edip, beyaz perdenin tılsımı içinde hayatını kazanmaya çalışması ve o tercihi ile hayatına biçim vermesi anlaşılır bir şeydir, çünkü sinema bir tutkudur. Zamanın ruhu sinemeden geçer, artist olmak için İstanbul’un Yeşilçam denen yerine gelip, orada kaybolanlar, bir film uğuruna kızlığını, oğlanlığını artist yolunda feda etmeler. Tutunanlar ve tutunamayanlar..

Bir dönem yapılan yarışmalar ile belirlenirdi kimin artist olacağı, çünkü yarışma artistlerin bir anlamda ilk tanıtımı, ilk podyumu olarak da görebiliriz, çünkü orada başlayan yürüyüş, dört yoncanın biri ile film karesinde yer almak anlamına gelirdi. Yakışıklı, vücudu yerinde olan, dişleri düzgün, güzel bakan, hani köyde kızın yüreğini hoplatacak bir erkek! Çünkü sinema sektörü ki henüz tam oluşmamıştı ama başlangıcında bile sinemanın para işi olduğu, yatırılan paranın mutlaka dönmesi gerektiği bilinirdi… Para nasıl dönecek, izleyicinin açık hava sinemalarını doldurması ile… Ülke değişiyordu, yollar yapılıyor, batı medeniyeti diye sunulan tüketim alışkanlıkları henüz ülkemizin sınırlarından yeni yeni giriyordu. Ulus devleti yaratılmıştı ama halk bundan ne kadar haberi vardı? Sinema bir propaganda aracı olduğu ve halka söylemek istediğini beyaz perde aracılığı ile ister direkt ister dolaylı söyleme aracıydı. Bir propaganda aracının sanat haine dönüşmesi iç içe geçmiştir. Birini diğerinden ayırmak çok zordur, çünkü sonuçta sermayenin istediği ve sermayenin çıkarına uygun bir araçtı ve o aracı devlet istediği gibi kontrol ediyor ve istediği gibi yönlendirecekti, parayı veren istediğini yaptırdığı bir beyaz perde efsanesi…

Artistlerin niyetleri, duruşları, hayallerinin dışında yaşanır beyaz perdenin üzerinde gösterilen öyküler… Her senaryo sonuçta bir öyküdür, öyküsü iyi olmayanın da alıcısı vardır, çünkü her gösterilen mesaj vermeden de sisteme uygun bir insanın yetiştirilmesi için eğitim aracıdır…........

© Açık Gazete


Get it on Google Play