We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close
Aa Aa Aa
- A +

“Bacasız sanayinin dumanı!”

8 1 0
15.07.2022

Prof. Dr. Fikret Başkaya – Turizmin ‘bacasız sanayi’ olduğu, dünya barışına hizmet ettiği, farklı kültürleri birlerine yaklaştırdığı, yoksulluğun çaresi olduğu, yoksul ülkelerin kalkınmasının bir aracı olduğu… söyleniyor. Gerçekten öyle mi?

Turizm (seyahat) XVIII’inci yüzyılda soylular sınıfının (Aristokların), XIX’uncu yüzyılda da burjuvaların bir etkinlik alanıydı… XX’inci yüzyılda, daha çok yüzyılın ikinci yarısında işçi sınıfının ücretli izin hakkını kazanmasıyla, özellikle emperyalist ülkelerde ‘kitle turizmi’ de olanaklı hale geldi ve hızla yaygınlaştı… Aslında kitle turizmi işçi sınıfının, bir bütün olarak da emekçi kitlelerin ‘boş zamanına’ kapitalistler tarafından el konulmasıydı… Kitle turizmiyle birlikte turizm (seyahat) varlık nedenine yabancılaştı…

Önceki dönemlerde seyahat zevkli ama zorlu bir insan etkinliğiydi. Bilinmezlikler, tehlikeler, riskler, sürprizler, zorluklarla yüzleşmeyi, büyük bir fizikî çabayı gerektiriyordu… Zamanla tren, otomobil ve uçağın yaygın kullanılmasıyla seyahat kolaylaştı. Şimdilerde turizm büyük bir ekonomik sektör… Dünya Turizm Örgütü’ne göre, sektör hızlı bir tempoyla büyümeye devam ediyor. 1950 yılında 25 milyon olan turist sayısı, 1980’de 279 milyona, sektörün mali portesi de 1 260 milyara ulaşmıştı… Turizm sanayiinin 2019’daki portesi de dünya GSYH’nin (milli gelirin) ’u düzeyinde. Dünya istihdamının da ’i temsil ediyor ve 1500 milyar dolarlık bir porteye sahip… Turizm hızlı bir tempoyla metalaştı, ekolojik yıkımın araçlarından biri haline geldi. Her şey yapaylaştı (sunileşti)… Turizm atmosferin ısınmasında yaklaşık %8’lik paya sahip… Aslında beklenenin aksine ‘turistik alanlar’ kapalı alanlar haline geliyor. Lüks otellerde ‘her şey dahil’ uygulaması sadece........

© Açık Gazete


Get it on Google Play