Birleşik Krallık faşizmin eşiğinde

Birleşik Krallık’ın, özellikle İngiltere’nin politik haritası hızla değişmekte. Aşırı sağ yükselişte. Yazım için attığım başlık aşırı tepki olarak görülebilir, ama durum gerçekten vahim. Ülkedeki genel seçim modeli nedeniyle aşırı sağın iktidara gelmesi şimdiye kadar önlendi. Ancak seçim modeline rağmen ilk kez aşırı sağ, ırkçı, faşist eğilimli Reform UK Partisi’nin bir sonraki genel seçimde iktidar olması büyük bir olasılık olarak sırıtıyor.

Temmuz 2025’ten beri ülkenin birçok bölgelerinde, elektrik direklerinden, anayollar, otobanlar üzerlerindeki köprülerden, evlerden “İngiliz” bayrakları (Union Jack) ve St. George (İngiltere bayrağı) dalgalanmakta.

Bayrak olayı İngiltere’nin kuzeyindeki Rugby kasabasında 12 yaşındaki Union Jack kıyafetli bir kız öğrencinin okulunun kültürel kutlama gününde “Britanyalı Olmak” temalı bir konuşma yapmasının okul idaresi tarafından önlenmesi ile başladı. Okulun kararını protesto amacıyla başlayan bayrak asma eylemi sonradan aşırı sağ partilerin de desteği ile tüm ülkeye yayıldı. Bugün hâlâ birçok bölgelerde özellikle elektrik direkleri üzerinde Union Jack ve St. George bayrakları görülebilir. 

Okul, öğrenciye uyguladığı aptalca yasaklama için özür dilemişti. Ancak bunu bahane olarak kullanan aşırı sağ partiler Reform UK’in hızla büyümesinden cesaret alarak ülkedeki etnik azınlıklara karşı endişe verici olumsuz kampanyalarına hız verdiler. 

Geçtiğimiz hafta Manchester United takımının ortaklarından milyarder Jim Ratcliff şöyle bir açıklama yaptı: “Birleşik Krallık göçmenler tarafından kolonileştiriliyor”. Ratcliff, yanlış istatistikler vererek dillendirdiği bu sözlerine oluşan büyük tepki neticesinde yetersiz de olsa özür dilemeye zorlandı. Irkçılık karşıtı bir örgüt Ratcliff’in ortak sahibi olduğu kulübün stadyumu yanına kocaman bir levha astı. Levhada şöyle yazılmakta: “Göçmenlerin bu şehre katkısı vergi ödemeyen milyarderlerin hiçbir zaman yapmadığı katkı ile kıyaslanamaz”. 

Kolonileştirmenin ne olduğunu belli ki bilmeyen, ülkenin yedinci en zengin kişisi milyarder Ratcliff, vergi ödememek için Monaco’da yaşamaktadır! Ne mutlu ki Manchester United takımı taraftarları, futbol dünyasının birçok ünlüleri ve politik parti temsilcileri sert açıklamalar yaparak Ratcliff’i kınadılar. Bu, ırkçıların işlerinin pek de kolay olmayacağını gösteren olumlu, önemli bir unsurdur.  

Reform UK’in yükselişinde Muhafazakâr Parti hükümetlerinin ve 18 ay önce ezici çoğunlukla genel seçimi kazanan İşçi Partisi hükümetinin büyük rolleri vardır. İktidarda kaldığı üç dönem ülkenin ekonomisini yerle bir eden Muhafazakâr Parti genellikle İngiltere’nin kuzeyindeki yoksul bölgeleri ihmal ederek ve başarısızlıklarında göçmenleri günah keçisi olarak kullanarak Reform UK’ye büyük koz verdi. Dave Cameron’unun sırf partisini Reform UK Lideri Nigel Farage’ın eski partisi olan Brexit Party’e karşı korumak amacıyla yasal zorunluluk olmadığı halde düzenlediği Brexit referandumu neticesinde ülkenin AB’den ayrılması, Boris Johnson’un Pandemi dönemi esnasındaki usulsüzlükleri, Liz Truss’ın 45 günlük ülke için ekonomik felâketle sonuçlanan Başbakanlık dönemi, hayat pahalılığı krizi, Farage’ın karizmatik kişiliği, Reform UK’in yükselişini mümkün kılan bazı etkenler.  

Temmuz 2024 Genel Seçimi yukarıda bahsettiğim ve daha birçok nedenler yüzünden Muhafazakâr Parti’nin büyük hezimeti ile sonuçlandı ve İşçi Partisi 158 milletvekili fazlalığı ile iktidara geldi. Ancak Başbakanlık koltuğuna oturan Keir Starmer kısa bir süre içerisinde Liz Truss’dan sonra en az popüler olan, başarısız Başbakan olarak görülmeye başlandı. İşçi Partisi destekçileri için bunun nedeni olarak Starmer’in seçim öncesi verdiği sözleri uygulamaya geçirmedeki başarısızlığı görülebilir. Bu yüzden Reform UK’in sadece Muhafazakarlardan değil, bir kısım İşçi Partisi destekçilerinden de destek gördüğü bir gerçek. Ancak Starmer’in genel toplum tarafından kısa sürede May, Johnson, Cameron, Sunak gibi Muhafazakâr Parti Başbakanlarından daha az popüler Başbakan olarak nitelenmesi kolay açıklanamaz.

Reform Party UK Lideri Nigel Farage geçenlerde partisinin gölge kabinesini açıkladı. Bunlar arasında Partiye Muhafazakâr Partiden geçen ve geçmişte çeşitli bakanlık görevlerinde bulunan Suella Braverman ve Reform UK Party Başkanı (Lideri değil) Muhammad Ziauddin Yusuf var. Braverman Mauritius ve Kenya’dan Birleşik Krallık’a gelen Hint asıllı göçmen bir aileden, Yusuf ise Sri Lanka’dan ülkeye göçmen olarak gelen bir aileden. Farage tarafından Braverman’a Gölge Eğitim ve Eşitlik Bakanı, Yusuf’a ise Gölge İçişleri Bakanı görevi verildi. Braverman, yeni partisi hükümeti oluşturduğunda ilk görevinin eşitlik yasalarını kaldırmak olacağını açıkladı! Irkçılığın siyah, beyaz bir kavram olmadığı, her ırk mensupları arasında değişik politik ideolojiye sahip olanların bulunduğu gerçeği düşünüldüğünde Braverman ve Yusuf gibilerin davranışları şaşırtmamalı. 

İngiltere’de yaşayanları, özellikle göçmen olanlarımızı çok zor bir dönem beklemekte. 10 hafta sonra birçok bölgelerde yerel seçimler yapılacak. Bu seçimlerde Reform UK’in büyük kazanımlar elde edeceği kesin görülüyor. Umarım diğer üç köklü parti silkinip kendilerine gelir ve aralarında bir ittifak sağlamakla Reform UK tehlikesinden ülkeyi kurtarmayı becerirler. Olmayacak duaya amin demek gibi ama, umut işte. 

Bu yazıya emoji ile tepki ver


© Açık Gazete