We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close
Aa Aa Aa
- A +

Gezi/Haziran dersleri-II

17 10 0
13.06.2021

“Haziranı yaratanlar, Taksim Gezi Parkı’nda direnişçi çadırlarının yakılması üzerine, “yeter” diyen ve 31 Mayıs-1 Haziran gecesi aynı anda sokağa çıkan ilk 400 bin kişi, ardından ülke genelinde dalga dalga yayılarak 11 milyona ulaşacak olan geniş halk kesimleriydi.”

Gezi/Haziran direnişinin sekizinci yılında, kapsamlı bir değerlendirme yapmanın yerinde olacağını düşündüm. Geçen hafta ilk bölümünü yayımladığım yazımın, bu ikinci bölümünde analizi biraz daha derinleştirmeye çalışacağım. Bu arada, ilk bölüme de göz atmanızı öneririm.

Seküler bir hayat yaşayan bazı aydınların, liberallerin ve kimi liberal solcuların Adalet ve Kalkınma Partisi iktidarına verdikleri paha biçilmez destek, önce halkın kafasını karıştırdı. Aydın ihaneti ve liberal kirlenme toplumun direniş refleksini kırdı. Siyasal İslamcıların tarihsel bir boşluğu ve fırsatı sinsice değerlendirerek elde ettikleri güç, bir iktidar küstahlığına ve kibre yol açıyordu. Bu duruma tepki olarak toplumun fay hatlarında yüksek bir gerilim birikiyordu.

İslamcılar, akıllarınca kavga halinde olduğunu düşündükleri “millet ile devleti” barıştırıyorlardı. Gerçekte ise, kendi dar dinci-ideolojik programlarını “milletin talepleri” diye sunuyor, Cumhuriyet’in bütün ilerici niteliklerine ve kazanımlarına saldırıyorlardı. Cumhuriyeti ise bir avuç seçkinin rejimi diye lekelemeye çalışıyorlardı.

Oysa Cumhuriyet’in kitle tabanı sandıklarından daha geniş ve büyüktü. Cumhuriyetle kavgalı olan ise halk değil, iki yüzlü siyasal İslamcılar ve kasaba yobazlarıydı.

GEZİ’NİN KENDİLİĞİNDENLİĞİ

Gezi Parkı halk isyanının simgesi oldu; “artık yeter” diyenler, polis copuna, biber gazına, TOMA ve panzerlerin yıldırıcılığına karşın Taksim’e çıktılar. İçişleri Bakanlığı Kamu Güvenliği Müsteşarlığı’nın (yeni kurulan bu birim 2018’de kaldırıldı)........

© ABC Gazetesi


Get it on Google Play