Acı vatan polisiyesi! |
Kolombiya'nın Marquez sonrası çıkardığı en önemli yazarı Juan Gabriel Vásquez, yeni romanı 'Enkazın Şekli'nde doğup büyüdüğü, şiddet ve acılardan yorgun düşmüş vatanına... emperyal otantizmi, perişan ve derbeder güzelliğiyle benzersiz başkent Bogota'ya duyduğu derin sevgiyi ifade ediyor. Otobiyografik roman aynı zamanda başarılı bir siyasi-polisiye örneği.
Juan Gabriel Vásquez, hakiki bir Kolombiyalı ve Bogotalı. Dahası, Latin Amerika edebiyatının Gabriel García Márquez, Carlos Fuentes, Jorge Luis Borges ve Julio Cortázar gibi dev isimlerin mirasını sürdüren önemli bir çağdaş yazar.
Onun, Joseph Conrad'ı ve onun Nostromo'sunu romanına konu ettiği "Costaguana'nın Gizli Tarihi"ni özellikle çok sevmiştim. Bu polisiye roman aynı zamanda, bir düş ülkesi Costaguana'nın - bu ülke tabii ki Kolombiya'dır- Panama'yı kaybedişini işlerken ünlü kanalın yapımı etrafında dönen uluslararası ayak oyunlarını anlatır.
Vásquez, Hispanik edebiyatın el aldığı ustalarına bağlılığını, onlardan nasıl etkilendiğini her fırsatta dile getirir. Mesela 2010 Nobel ödülü sahibi Mario Vargas Llosa'nın roman anlayışı üzerindeki etkisini bir dostuna yazdığı mektuptaki sözleri çok kıymetlidir:
"Mario Vargas Llosa'nın çalışmaları, romanların bizim üzerimizde nasıl bir etki yaptığına dair fikrimin gelişmesine olan etkisi muazzamdı. Zaten roman yazmak dünyadan kaçıp kendi inzivasını yaşamak değil aksine dünyayı keşfetme ve ona müdahale etme aracıdır."
BÜYÜK BİR TİYATRO SAHNESİ
"Enkazın Şekli" nin dışında "Costaguana'nın Gizli Tarihi- 2010", "Gammazcılar- 2018", "İtibarlar - 2018", "Düşen Şeylerin Gürültüsü-2021" ve "Geri Dönüp Bakmak -2024" adlı romanlarının yanı sıra inceleme/eleştiri yazılarını bir araya getiren "Çarpıtma Sanatı - 2021" adlı kitaplarıyla tanıdığımız Juan Gabriel Vásquez, 1973 yılında Bogotá'da dünyaya geldi ve hukukçu anne babasının yolundan gitmek üzere 1990 yılında Universidad del Rosario'da Hukuk Fakültesi'ne kaydoldu. "İlyada'da Hukuki Bir Prototip Olarak İntikam" başlıklı tezini vererek bu okuldan mezun oldu. Ancak sekiz yaşında başladığı yazarlık kariyerini sürdürmeye karar verdi.
Vasquez'in özellikle üniversite okuduğu yıllar çok kaotikti. Kanunsuzluğun pençesinde kıvranan ülkesi uyuşturucu kartellerinin savaşlarıyla harap olmuştu. Gözünü açtığı başkent Bogota ise tüm siyasi, sosyal çalkantıların, dramatik olayların yaşandığı büyük bir tiyatro sahnesi gibiydi. Bu sahne, onun yazarlığına sonsuz malzeme kaynağı oldu. İkinci mesleği olan gazeteciliğin verdiği hassas bakışı sadece olaylara değil ülkesinin emperyal tarihinden izler taşıyan mahalleleri, sokakları, yapıları ve barları da belleğine kazıdı, her daim kaleminin hizmetindeki bu pitoresk zenginliği, kurmacalarına ve eleştiri yazılarına yansıttı. İşte bu gözlemci gazeteci yazar bakışının biriktirdiği miras, destansı karşığını "Enkazın Şekli" romanında buldu.
(Bu arada elbette Yasemin Çongar'ın çeviri ve dil ustalığına saygım sonsuz ama bu romanın Türkçedeki ismi "Harabelerin Şekli" mi olsaydı acep demekten de kendimi alamıyorum.)
Önemli bir bilgiyi daha paylaşayım, "Enkazın Şekli", 2019 Man Booker finalinde ödülü Margaret Atwood'un "Ahitler"i ile Bernardine Evaristo'nun henüz Türkçeye çevrilmemiş romanına kaptırmıştı.
KENDİ ROMANININ KAHRAMANI
Yazarın bizzat anlatıcı baş karakter olarak boy gösterdiği, ölümler, infazlar, çete savaşları ve siyasi skandallarla geçen ülkesinin yakın tarihine bir ağıt olarak nitelendirebileceğimiz polisiye roman haliyle derin otobiyografik de izler taşıyor. Zaten romanın baş kahramanı ve anlatıcısı bizzat Vazguez'in ta kendisi.
Juan Gabriel Vásquez, "Enkazın Şekli"nde farklı türlerin buluşmasını........