Otizmden al haberi |
Ortalık henüz bu kadar karışmamıştı.
Rusya ile Ukrayna’nın “rutinleşmiş” savaşı sürüyordu ama İsrail henüz katliamı bu denli pervasızca büyütmemişti.
O günlerde gündemi belirleyen, her zamanki gibi Amerika Birleşik Devletleri Başkanı Donald Trump’tı. Saçma sapan açıklamalarıyla, çelişkileriyle, bir gün barıştan söz edip ertesi gün yeni tehditler savurmasıyla… Henüz Amerika, dünyanın en büyük petrol rezervlerine sahip ülkesi Venezuela’nın Başkanı Maduro’yu karga tulumba paketleyip kendi mahkemelerine teslim etmemişti. Ama olacakları hissediyorduk.
****
Adam konuşuyordu.
Barış diyordu.
Savaşları durdurduğunu iddia ediyordu.
Sokakta görsen selam vermeyeceğin, masana davet etmeyeceğin biriydi ama ABD Başkanıydı. Amerikalılara göre “dünyanın lideri”ydi. İşte tam da bu yüzden söyledikleri........