Sanki Türkiye tutuklu |
Silivri, Silivri olalı hiç böyle olmamıştı. Son 15 yıldan fazla süredir Silivri'ye giderim. Böylesine ilk kez tanıklık ettim.
Otobandan iç yollara, tutukevi otoparklarından kapılarına, müracaatına, gaspçısından, katilinden, uyuşturucu satıcısına,
çocuk tacizcisine, düşünce suçlusuna kadar içerde yatanların yakınlarını taşıyan ring vasıtalarına, lebalep avukat dolu Baro aracına kadar uzanan zincirde bu yükün taşınması çok zor.
Hele ki 9 nolu tutukevinin önünde uzayan görüş sırasındaki sayısız avukat, hukuk adamı, aile yakınlarının bekleyişleri, bambaşka.
Sanki Türkiye tutuklu.
İçerde ve dışardakilerin ruhları tutuklu.
Hayaller, gelecek tutsak.
Avukat görüş bölümünde, Basın Konseyi Yüksek Kurul üyesi Yalçın Doğan ile yer bulabildiğimizde, karşımıza ilk getirilen gazeteci Merdan Yanardağ oldu. Okur temsilcisi üyemiz Avukat Burcu Öztoprak da başka bölümde başka tutukluyla görüşte.
Merdan ile 40 yıldır aynı gazetelerde, bazen ekranlarda yollarımız kesişmişti. Şimdi ise neden tutsak olduğunu kendisinin de anlayamadığı bir suçlamayla, Silivri 9 nolu cezaevinde tek başına 12 metre karelik hücresinde hapis.
''Bu 5. sınıf bir kumpastır. En ağır suçlama ile de beni buraya koydular. Benden casus çıkarmaya çabalıyorlar. Ekim ayından beridir tutukluyum. Halkın desteği ve yayıncılık ilkeleri doğrultusunda gazetecilik yapıyorduk. İBB dosyasına bir de casusluk eklendi. Suçlamada 6. yönetici olarak beni iddianameye eklediler. Kanala da kayyım atadılar. Kanalımızı satışa da çıkarırlar.''
Merdan ve birçok gazeteci, şimdilerde kime, nasıl, bu suçlamaları anlatacaklarına çalışıyorlar, bitmek bilmeyen bir döngünün içinde, yol bulmaya uğraşıyorlar. Dipsiz kuyuda yaşar gibiler.
Merdan'ı iyi gördüm. Sağlıklı beslenmeye çalışıyor. Aslında gülerek konuşmaya........