menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

“Şiirsiz aşk olmaz, aşksız şiir”

32 0
18.03.2026

Aşk denen o üç harflik büyülü sözcük, nasıl da kavrıyor yaşamı. Her çeşit dışsal buyruktan, baskılardan uzak.

Karşıtlıkların çatışmasından yeni bir bireşimin (sentez) doğduğunu savunan, evrendeki ve düşüncedeki değişimi çelişkiler üzerinden açıklayan felsefi yöntem diye de açıklanır aşk söylemi.

Antik Çağ'da tartışma sanatı olarak başlayan aşk kavramı, Hegel'de üst amaçlı, katmanlı bir sürece dönerken, Marx'ta maddeci, özdekçi tarihsel gelişim yasasına evrilir.

Sefarad kökenli Fransız düşünür, sosyolog Edgar Morin, aşkın, şiirin ve bilgeliğin birbirinin nedeni, türevi olduğunu öne sürer. Ona göre şiir, aşkın dilidir.

Belki de aşk sıradışı, aykırı olanın içinde gizlidir. Ne dersiniz?

Konu derin, ucu açık; aşk için, şiir için ne çok söz söylense, ne çok yazılsa yine de bitmez, tükenmez.

Durup dururken değil, bir nedeni var böyle giriş yapmamın.

Değerli yazın emekçisi dostum HİDAYET KARAKUŞ’un 2026 Dünya Şiir Günü nedeniyle kaleme aldığı bildirisini onun sesinden dinlerken, ilgimi ve dikkatimi çekti aşkla, şiirle buluşan sözcükleri.

Yazımın başlığını da onun bildirisinde yer alan tümcelerden seçtim.

Sevgili Karakuş sözü gençlere getiriyor:

“Gençlere bazen ‘Sevgilin var mı’ diye soruyorum. Çoğu içtenlikle........

© 9 Eylül Gazetesi