DOSTLUĞUMUZ SANDIĞIMIZDAN DAHA ESKİYMİŞ |
Evimin çok yakınında her zaman yürüdüğüm bir patika var. İnişli çıkışlı dairesel rota çizip başlangıç noktasına gelmem bir buçuk saati buluyor. Bu zaman sürecinde hayatı yalnızca ağaç, çiçek ve böceklerle paylaşmak her zaman iyi geliyor. Genellikle yalnız bana ait bu küçük yolculuğu bugün bambaşka bir güzellikte yaşadım. Dünyanın en neşeli canlısıyla birlikte yürüdüm parkuru. Arkadaşımın köpeğiyle. İnsana bu kadar iyi gelen, hayatı yaşanır kılan başka bir canlı var mı yeryüzünde bilmiyorum. Sonsuz bir merakla her bitkiyi, kökü kokladı, kelebeklerin peşinden koştu, her su sızıntısından kana kana su içti, bütün yan yollara saptı. Islanmaktan büyük keyif alarak derenin içinden yürüdü. Maruz kaldığımız insan hallerini, hoyratlıkları, sırf birileri daha zengin daha güçlü olsun diye dünyada süre gelen savaşları, kavgaları unuttum onu seyrederken. Saf neşe böyle bir şey olmalı diye düşündürdü yol boyunca bana. Bir insanda görmeyeli o kadar uzun zaman oldu ki. Bugün ağaçlar daha yeşil, gökyüzü daha mavi, çiçekler rengarenkti. Kelebekler sonsuz.
Bence köpekler hayatın bize en güzel hediyeleri. Yürüyüşümüz iki saate yakın sürdü ama sağaltıcı etkisi saatlerce devam etti. Akşam internetten haberleri okuyorum. Arkeoloji ilgi alanım. Tesadüfen bir araştırma üzerine yapılmış haberle karşılaştım. Yeni yapılan kazılarda insanlarla köpeklerin dostluğunun, uzun yıllardır kabul edilenden çok daha önce başladığına dair kanıtlar bulunmuş. Daha önce köpeklere ait kalıntıların yaklaşık 11 bin yıl öncesine ait olduğu saptanmıştı. Yeni araştırmalarda ise Avrupa ve Anadolu’da 14 ila 16 bin yıl öncesine ait köpek kalıntıları bulunmuş. Yani biz aslında çok daha eski yıllarda dost olmuşuz köpeklerle. Henüz yerleşik hayat, tarım faaliyetleri başlamadan önce. Ne garip değil mi? Önce yanımıza çağırmış, beslenmelerini değiştirip doğal dengeleriyle oynamışız. Binlerce yıl yakınımızda tutmuş onlardan yararlanmışız. Bizi korumuşlar, sevmişler. Yıllar sonra emniyetimizi duvarlarla, çitlerle,........