menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

23 Nisan’dan Şahinkaya’ya

22 0
24.04.2026

Geçen hafta Ataol Behramoğlu ağabeyi selamlamış, değerli dostum Serdar Şahinkaya’nın Çeşme konferansıyla konuyu süreceğimi belirtmiştim. Ne güzeldir ki, 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramımız ile Şahinkaya buluştu.

İçimizin kanadığı, kasvetin sanki hiç dağılmayacak gibi çöküp kaldığı günlerden geçiyoruz. İhmal ve ertelemenin, unutma ile vaz geçişin farkında olan herkes de biliyor ki, yaşadıklarımız asla bir rastlantı sonucu ya da kaderin kötü bir oyunu değildir. Edip Cansever “Mendilimde Kan Sesleri”nde der ki, “O çocuklar büyüyecek…” Şanlıurfa Siverek’te ve Kahramanmaraş’ta, aynı kuşaktan canileştirilmiş yaratıklar eliyle katledin çocuklarımız hariç. Peki ya geride kalan çocuklarımız, bu olayları yaşayan, yaşıtlarının ölümüne tanık olan, okuyan, işiten çocuklarımız? Onlar ne olacak? Bayramları, neşeleri çalınmış, umutları ve güvenleri örselenmiş çocuklardan söz ediyorum. Elbette kutlu olsun, elbette hepsinin bayramı kutlu olsun. Ama “büyüklere” iki çift laf etmeden, bu bahsi kapatamayız. Ey büyükler! Bu bayramı kutlarken, bırakın protokolü, süslü sözleri. Aşağıdaki seslenişi belirleyen saygıyı, estetiği, inceliği, içeriği, anlamı ve öngörüyü kavrayamadığınız sürece, 23 Nisan'a ve çocuklara yaklaşımınızda sakillik, samimiyetsizlik, görüşsüzlük ve zevksizlik asla giderilemeyecektir. Size alçakgönüllü tavsiyem, tamamını okumanız ve ezberlemeniz gereken 17 Ekim 1922’de Bursa’da dillendirilen bu seslenişi belirleyen manifesto ile ona uygun yapılan işler arasındaki bağlantıyı öğrenmenizdir. Sonra da sözleriniz ile yaptıklarınızı, yaşattıklarınızı oranlamanız, bunlarla yüzleşmenizdir. O sesleniş, dünyada çocuklara ilk ve tek ulusal........

© 9 Eylül Gazetesi