Yaş yetmişbeş...

Kasım ayının son günleriydi. Florence Nightingale Hastanelerinin Ana Merkezi olan İstanbul (Çağlayan) Hastanesinin 8. katnda, ameliyatımın 3. gününde hastanenin konforlu geniş salonunda volta atarken arada bir dışarıyı seyrediyordum.

3 ay aradan sonra yine İstanbul'daydım. Prof Dr Azmi Hamzaoğlu ve Beyin ve Sinir Cerrahi Uzmanı Prof Dr İlhan Elmacı Hocalarımın ve ekiplerimin sihirli elleri sayesinde, öncelikle sağlığımı kazandım ve parmak hareketlerim düzelmeye başlamıştı.

Dışarıyı seyrederken, ünlü yazarımız, şairimiz Orhan Veli Kanık aklıma takıldı. Ne diyordu Şairimiz,

"İstanbul'u dinliyorum, gözlerim kapalı;

Önce hafiften bir rüzgâr esiyor;

Yavaş yavaş sallanıyor

Yapraklar, ağaçlarda..."

Ben de Pencereden Hastanenin önündeki Abide-i Hürriyet parkı ve etrafındaki ağaçları seyrediyordum. Esen rüzgarda, sallanan dallardan sararan yapraklar dökülüyordu. Manzara melankolik olsa da hoştu. Sararan sonbaharın son günleriydi. Değişime hazırlanıyordu doğa. Değişen doğa, kışı yaşayacak, yeniden bahara ulaşacak. Doğa geleceğe doğru........

© 12punto