menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Yine şiddet, yine polemik

9 0
20.04.2026

Geçtiğimiz hafta kan dondurucu vahşetlerle yürekler ağızlara geldi yine. Toplumca yine sarsıldık, yine üzüldük, yine çaresizce kıvrandık. Biri liseli, biri ortaokullu iki ergen genç korku sahnesinin aktörlüğüne soyundular, dehşet anlar yaşattılar. Gözlerini kırpmadan saldırdılar, ortalığı kana buladılar, öldürdüler, öldüler. 

Yaşamak ve yaşatmak varken, yok etmek ve yok olmak neden? Yaşamı henüz tanımamışken, yaşayacak ve yaşatacak çok şey varken vazgeçmek, üstelik de çevresini de imha ederek gitmeye karar vermek neden? 

Yaşanan vahşetin ardından sorulması ve de yanıt aranması gereken o kadar çok soru var ki. Medya mecralarına çıkıp da polemik yapmak, olayı siyasete bağlayarak işin içinden çıkmak olmaz. İki gencimiz bilerek, isteyerek, planlayarak okullara dalıp dehşet saçıyorsa sorun ciddi demektir. Politik konumlanışlarla olayı popüler söylem alanına çekip sıradanlaştırmak yerine külahımızı önümüze koyup tüm yönleriyle, tüm derinliğiyle soruna kafa yormak zorundayız. Sorunun çok çeşitli boyutları var ve her birinin masaya yatırılması ve ayrıntılı olarak üzerinde durulması gerekiyor.

GENEL TOPLUMSAL İKLİMİN ETKİSİ

Öncelikle ülkenin içerisinde bulunduğu genel toplumsal iklimin analiz edilmesi gerekir. Eğer bir toplumda genel bir mutsuzluk ve de umutsuzluk hali varsa, o toplumun üyelerinin pozitif bir duygu durumu ortaya koymaları zorlaşır. Dolayısıyla da topluma egemen olan duygu iklimini çok iyi analiz etmek, eğer sorun varsa, çözüm bulmak, daha ileri düzeyli sorunların yaşanmaması için de önlem almak gerekir. İnsanların istikrarlı yaşam koşullarına sahip olmaları, kendilerini güvende hissetmeleri, barınma, yeme içme gibi temel yaşam gereksinimlerini karşılayabiliyor olmaları, haz........

© 12punto