İlber Ortaylı’nın ardından |
Türkiye bir aydınını, önemli bir bilim insanını kaybetti. O’nu Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi hocalığı yıllarından beri tanırım ve hayranlıkla izlerim. Siyasal Bilgiler Fakültesinin o devasa anfileri dolup taşardı İlber Hoca’nın derslerinde. Kürsü hâkimiyeti, espriyle süslediği akıcı anlatımı, muazzam entelektüel derinliği ve bilgisiyle büyülerdi her birimizi.
Yıllar içerisinde üniversite dersliklerinden televizyon ekranlarına, halk konferanslarına doğru genişleyen bilgi paylaşımıyla giderek bir halk aydını, toplum entelektüeli haline geldiğini görmek gurur verici. Üniversite kampüslerinde üretilen bilginin topluma aktarılması, halka mal edilmesi çok önemlidir. Halkın gündelik yaşamı içerisine işlenerek pratiğe dönüşen bilgi asıl değerine ulaşmış demektir. İlber Hoca bu anlamda gereğini layıkıyla yaptı. Tarihi, bir masal gibi anlatmayı başardı. Türk toplumu O’nu dinlemeyi, kendi tarihini O’ndan öğrenmeyi çok sevdi. Katıldığı televizyon programlarının yüksek izlenme oranlarına ulaşması bundandı.
Gerçek bir vatanseverdi İlber Hoca. Gençlere önerisi vatanı terk etmemeleri, vatan için azimle çalışmaya devam etmeleri yönündeydi. “Gidin, gezin, görün, öğrenin, ama sonunda kendi ülkenize dönün ve burada yaşamaya devam edin” diyordu ısrarla. Çünkü biliyordu ki her insan ancak kendi vatanında değer kazanır, kendi vatanıyla bütünleştikçe büyür, yücelir.
“Üniversiteden mezun olur........