Tatil Dönüşü-2
Siz değerli okurların izniyle huzurunuzdan bir aya yakın süre ayrılıp, usulen ufak bir tatilden sonra, çok şükür, işte yine birbirimize kavuştuk. Başlıkta kullandığım ‘tatil dönüşü’ sözcüğünü pek sevmem. Sebebi, liseyi yatılı okumamdır. Zira, hafta sonu kuş gibi uçup da pazar akşamı olunca içime bir kasvet çökerdi, zira koca bir hafta sürecek yatakhaneye dönem zamanı gelmiş olurdu.
Tatil süresinde tabii ki birçok olay oldu, fakat en gurur vereni 30 Ağustos Zafer Bayramı günü, en acı vereni ise, Kıbrıs yakınlarındaki gemi faciası oldu. 30 Ağustos kutlamalarında Ata’nın huzuruna çıkan siyasi kadronun bir eksikle temsil edilmesi, açılım konusunda bazı düşünceleri aklımıza salmaktadır. Gemi faciasında ölenlere Allah’tan rahmet, ailelerine başsağlığı dilerim, yaralı vatandaşlara ise acil şifalar temenni ederim. Umarım, ruhumuzu karartan böyle kazalar bundan böyle bizlerden ve tüm insanlardan uzak olur! Acaba nasıl oluyor da, fevkalde ihmal ve açık kusura dayalı böylesi kazalar (ki, bu tür oluşumlar kaza tarifine girmez!) ileri ülkelerde değil de, bizler gibi ülkelerde oluyor, bu konuyu bir düşünsek!
Tatil dönüşünde, henüz gereği kadar ısınmadan politika ve ekonomi alanına girmek istemiyorum. Fakat, belki meslek hastalığı olabilir, kanaatimce her şeyin temeli ekonomi olunca, ister istemez ekonomi alanına girmek durumunda oluyorum. Tabii ki, ekonomiden konuşunca, yine ister istemez Yeni Parti derhal gündeme geliyor. Yeni Parti gündeme gelince, yine ister istemez CHP gündeme geliyor. O zaman da ekonomiden çıkıp, politikaya girmek gerekli oluyor.
Aklımı daima kurcalamış olan bir mesele ile başlamak istiyorum. ABD kültürünü az çok bilebiliyorum. Fakat son NATO toplantısındaki aşırı samimi, kol kola tavırlar beni fevkalde rahatsız etti. Batı kültürü doğu kültüründen çok farklı olduğu gibi, aynı zamanda da Batılı halk ve liderlerde davranışların ayarlanmasında bilimsel kurallar çok revaçtadır. Örneğin Oval Salonda yapılan görüşmeler mutlaka kaydediliyor ve sonradan analiz ediliyordur. Kimler Oval Salon’a davet edilebiliyor meselesi çok dikkat edilmesi gereken bir konudur! İleri ülkelerde böylesi siyasi temaslar bayağı psikoloji ve siyaset bilimi çerçevesinde planlanıyor ve adeta sahaya çıkan bir futbol takımına talimat verilir gibi başkanlara ya da siyasilere gerekli davranışsal talimatlar veriliyordur. Sanıyorum, batılı politikacılar doğulu........
