Siyasetin metalaştırılması
Siyasetin metalaştırılması içsel dinamikler tarafından olduğu kadar, dışsal dinamikler tarafından da, hatta zincirleme olarak, birbirini beslercesine, her iki dinamik tarafından da gerçekleştirilerek gerçek kamu hizmetinden, halka hizmetten uzaklaştırılabilmektedir. Ne acıdır ki, ülkemiz böyle bir girdapta sürüklenirken, gidişatı kurtarabilecek bir çıkış da, kısmî parlamalara rağmen, şimdilik gözükmemektedir.
Sermayenin kabına sığmaz dürtüsü ile neoliberal politikaları gündeme taşıyıp, yerküreyi emrine amade kılarak, özellikle gelişmekte olan ekonomiler ulus devletlerini ulusal yarara hizmetten uzaklaştırıp, uluslararası sermayenin emrine koşulurken özellikle üst düzey siyasi özneler metalaştırılmış olarak servete boğuldu. Zaten metalaştırmanın en önemli bir unsuru elemana bir fiyat etiketi takmak ve bu etiket üzerine duruma ve amaca göre oynanan fiyatla elemanı istenen hedefe yönlendirerek, gütmektir. Burjuva devlet yapılanmasında zaten sermayenin beslediği ve seçimler döneminde kuvvetle desteklediği siyasi yapılar fıtratı itibariyle halka hizmetten çok keseyi doldurmak amaçlı yapılardır. Ne hazindir ki, kapitalist sistemin en kırılgan yumuşak karnını oluşturan bu durum çağdaş sosyologlar ve siyasi analistler tarafından görülmemekte, ya da onlar da metalaştırılarak kenara itilmekte ve görmezden gelmeleri sağlanmaktadır. Zira kapitalizmin bu hassas noktasının görülmesi ve etrafa faş edilmesi tüm sistemin alaşağı edilmesinde temel dayanağı oluşturur.
Yazının buraya kadarki bölümünde, fazla fark edilmedik şekilde “sistemler ve siyasi yapılar” gibi bir başka başlıkta incelenebilecek bir düşünceyi ortaya koymaya çalıştım. Zaten, “burjuva devlet yapıları” ya da “burjuva siyaseti” ifadeleri devlet ve/veya siyasi yapılanmanın amacını örtülü şekilde ortaya koyulmuş oluyordu. Ne var ki, kapitalizmin sömürü gücüne bağlı olarak emekçiden emdiği kaynakla öyle bir toplumsal yaşam........
