İnsan sömürüsü ekonomiyi kurtarır mı? |
Kapitalist ekonomik yapılar sistematik olarak ikili yapılardır; varsıllar ve yoksullardan oluşur! Orta direk söylemi ise, saf kapitalizmin değil, genetiği değiştirilerek sosyal politikaların uygulandığı kapitalist dokularda geçici durumdur. Nitekim, neoliberal politikalarla saf kapitalizme dönüldükçe, ileri ve geri ülkelerde farklı olarak hemen her ülke tipik ikili yapıya doğru eğilim göstermektedir. Gerçek kapitalizmi şu veciz ifadeyle(!) ana akım iktisat öğretisi liderlerinden Paul Samuelson’un formülü şöyledir: hafif işsizlik ve hafif enflasyon ekonomik işleyiş ya da ilerleyiş için elzemdir. Bu zatın söylediği asında bir toplumsal yapının tarifidir. Şöyle ki, kapitalist toplumlarda insan değil, sermaye başattır, sermaye de insana mutluluk sağlayarak değil, sömürerek kendi bünyesini besler, büyütür. Rahmetli Samuelson üstadın sistemin reklamı adına ifadesine ilave etmediği şudur ki, sermaye devamlı büyürken, “Her sermaye, kendi mezar kazıyıcıları olarak, bir gün krizle mahvolmaya mahkumdur!”
Bugün neden böylesi insanın içini burkan bir konu ile karşınızdayım. Sebep çok açık değil mi, emekçiler ayakta, emekliler ayakta, esnaf ayakta, küçük sermaye de kendisini kurtaramamakta, o da ayakta! Anlaşılan toplumu sürükleyen sermaye kesimi ve onunla üretime girmiş tüm kesimler ayaklarının altından kayan zemin üzerinde feryat etmektedir. Fakat, ilginç olan şudur ki, toplum ayakta iken, yirmi küsur yıldır işbaşındaki iktidar tüm mecalsizlik işaretlerine rağmen bırakın ayakta olmayı, bir de anayasayı değiştirmeye kalkmaktadır. İşte bu sebeple, biraz meselelerimizi bu açıdan irdeleyelim diye bugün böyle bir yazı kaleme almaya çalıştım. Yazıyı hakkıyla bugün bitiremezsem, haftaya sohbetimize devam edebiliriz.
Samuelson’un ifadesini ilk bakışta tam bir sömürü modeli olarak görmek abestir, çünkü zaten kapitalist üretim modeli özünde bir sömürü abidesidir. Emek üzerindeki sömürü ile üstat Samuelson’un veciz........