menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Üniversite diploma mı, öğrenme ağı mı?

26 0
30.05.2026

Geçtiğimiz günlerde Cumhurbaşkanlığı kararnamesi ile İstanbul Bilgi Üniversitesi’nin önce kapatılıp ardından yeniden açılması, teknik ve hukuki boyutlarının ötesinde önemli bir sosyal soruyu yeniden gündeme getirdi: Üniversite dediğimiz kurum tam olarak nedir? 

Bir üniversiteyi açmak veya kapatmak ne anlama gelir?

Bu sorunun cevabı sanıldığı kadar basit değildir. Eğer üniversiteyi yalnızca diploma veren bir kurum olarak görüyorsak, mesele kolay görünür. Öğrencileri başka bir üniversiteye nakleder, akademisyenleri başka kurumlarda görevlendirir, eğitim faaliyetlerini devam ettirirsiniz. Kâğıt üzerinde sorun çözülmüş olur.

Fakat üniversite bundan çok daha fazlasıdır.

Üniversite her şeyden önce evrensel bilginin üretilmesini, korunmasını ve yayılmasını amaçlayan bir bilim merkezidir. Yüzyıllardır insanlığın biriktirdiği bilgi, üniversiteler aracılığıyla yeni kuşaklara aktarılır ve yine üniversiteler aracılığıyla geliştirilir. Bu nedenle üniversiteler yalnızca eğitim kurumları değil, aynı zamanda toplumların hafızasıdır da.

Bugün yapay zekâ, çevrim içi eğitim platformları ve dijital teknolojiler nedeniyle üniversitelerin geleceği sıkça tartışılıyor. Kimi zaman üniversitelerin birer dijital platforma dönüşeceği, hatta fiziksel kampüslerin önemini kaybedeceği ileri sürülüyor. Bu aceleci bir tavır ve bu değerlendirmeler üniversitenin özünü gözden kaçırıyor gibi geliyor bana. Bu konularda önceki yazılarımda düşüncelerimi paylaşmıştım.

Üniversite yalnızca derslerin verildiği bir yer değildir. Akademisyenlerin ve öğrencilerin aynı mekânda bulunmaları, birlikte düşünmeleri, tartışmaları ve üretmeleri çok özel bir sinerji yaratır. Kampüs/Yerleşke/Külliye dediğimiz şey aslında binalardan oluşan bir alan değil, sürekli etkileşim üreten bir ekosistemdir.

Bir öğrencinin sınıfta öğrendikleri kadar koridorda, kütüphanede, laboratuvarda, kafeteryada ve öğrenci kulüplerinde öğrendikleri de önemlidir. Akademik gelişim kadar sosyal ve kültürel gelişim de bu etkileşimlerin sonucunda ortaya çıkar. Bu nedenle sanal ortamlar ne kadar gelişirse gelişsin, gerçek kampüs deneyiminin yerini bütünüyle almaları mümkün........

© 12punto