menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Komplo teorilerini reddetmemeli, kucaklamalıyız

14 0
10.05.2026

Bugün bulunduğumuz noktada, hiç çekinmeden şu gerçeği kabul edebiliriz: Postmodernizm galip geldi. “Hakikat” algımız yerle bir oldu. Artık ne gerçek ne değil kolayca ayırt edemediğimiz gibi, bu ayrımsama için gerekli dikkat, aciliyet ve zamandan da mahrum kaldık. En ufak direniş, en küçük tepki güç sahipleri tarafından “komploculuk” olarak adlandırılmakta. Dünyanın her köşesinde “algı operasyonu” çeken cenahlar, algıları az biraz berraklaşmaya başlayanları delilikle, saçmalıkla, absürtlükle itham etmekte. 

Vaziyet kötü, ama henüz umutsuz değil. Oraya da geleceğiz. Önce hâlin teşhisini yapmak gerek. Kırılma nerede yaşandı? Soğuk Savaş, Savaş’ın sonu, neoliberalizmin zaferi, neoliberalizmin çöküşü. Bu sırayla aşamalı şekilde gerçeklik algımız şekillendi. Ekonomik dönüşüm beraberinde siyasi, sosyal, teknolojik ve kültürel alanların tamamını baştan aşağı değiştirdi. Fakat küresel düzeyde ilk büyük gerçeklik testi Kovid kriziyle yaşandı.

Bu süreçte en hafif şekliyle “skeptik” (şüpheci) olarak adlandırılan kesimler 2020 sonrası süreçte ifşa edilen dosyalar ve sağlık sektöründen gelen itiraflarla beraber, bir zamanlar kendilerini hedef alan kesimlerin Bill Gates’gillere lanet okumalarını ibretle seyretti. 

Son altı yıldır hızlanan küresel sosyal değişim, hem Z kuşağı diye adlandırılan nesil hem de onlardan yaşlı nüfusun hayatını “reels” kaydırmaya mahkum kıldı. İşin ilginci, bir zamanlar sadece Türk halkının “balık hafızalı” olmakla suçlandığı bir dünyada milyarlarca insanın hafızası önemli ölçüde sınırlandı. Çoktan internet meme’i (miim) hâline gelmiş “current thing” (şimdiki gözde şey) takipçisi bireyler, eleştirel kaynaklardan gelen bütün karşı görüşlere rağmen Ukrayna Savaşı’ndan Hollywood skandallarına hep otoritelerin yanında yer almayı seçti. Hem de bir önceki pozisyonun kısa süre içinde meşruiyetini ve gücünü yitirmesine, yani her adımda “haksız” düşmelerine rağmen.

Diyalektiğin sınırlarını zorlayan bu akışta “current thing” destekçileri karşılarında duran kesimleri “komploculukla” suçlamaya devam etti. Genellikle küreselleşme karşıtlığı kümesinde birleştirilebilecek ve sağ ile sol siyasetin hudutlarını girift hale getiren kitleler her yerde........

© 12punto