menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Bu bir çürüme hikâyesi değil, bir yönetememe suçudur

9 0
01.02.2026

İçinde yavaş yavaş yok olduğumuz, değerlerimizi kaybederken buna alışmamız istenen bir dönemdeyiz. Bu bir çöküş değil yalnızca... Bu uzun zamandır seyredilen, görmezden gelinen ve bilerek derinleştirilen bir çürüme hali.

Toplumsal yozlaşmanın farkındayız.

Ekonomik çöküşün, yoksulluğun, güvencesizliğin insanı nasıl öğüttüğünü biliyoruz. Ama artık şunu da açıkça söylemek gerekiyor. Bu tablo bir “kader” değil, doğrudan doğruya bir yönetememe halinin, bir iktidar tercihlerinin sonucu.

Gerçeklerden kaçamayız. Sokakta hayat neye dönüştü, insan ve toplum neye evrildi, bilmek zorundayız.

Türkiye’de suç oranları artıyor. Kolay yoldan zengin olma arzusu sistematik biçimde körükleniyor. Çeyrek asırdır ekranlardan pompalanan mafya romantizmi, güce tapınma, silah ve para fetişizmi toplumun bilinçaltına kazındı.

Hukuk geri çekildi, adalet gecikti, liyakat tasfiye edildi. Ortaya çıkan boşluğu ise suç kültürü doldurdu.

Ama en ağır kayıp başka yerde... Vicdan aşınıyor. Ahlak aşınıyor. İnsan insana yabancılaşıyor.

Bir gün içinde tanık olduğum iki olay, bu çürümenin adeta sokaktaki halidir.

Yakın bir dostum şöyle anlattı..........

© 12punto