Savaş mutfağa sıçradı, rezervler eriyor, NATO İle ilişkiler işkillendiriyor |
Savaş dördüncü haftasını doldurdu. Bu yazı üç ayrı başlıkla üç ayrı yazı olabilirdi. Ama hepsi ABD-İsrail ittifakının İran’a saldırmasıyla patlak veren savaşla ilgili… Savaş Türkiye’ye sıçrar mı endişesi var.
Savaş, Türkiye’nin tarlasına, mutfağına sıçradı.
Para piyasaları diken üstünde… Son bir ayda 16 milyar dolar civarında sıcak para gitti. Savaş para piyasalarına sıçramasın diye Merkez Bankasının rezervleri 39 milyar dolar eridi.
Trump, NATO’ya ağır eleştiriler yöneltirken, Türkiye’ye güzellemeler yapıyor, Türkiye’nin, NATO ile Adana’da kolordu karargâhı, İstanbul Boğazında deniz unsur komutanlığı kuracağı açıklanıyor. NATO’nun dağılması konuşulurken NATO ile ilişkilerin geliştirilmesi savaşın fiilen Türkiye’ye sıçraması riskini gündeme getiriyor.
Bu esnada, dünyanın en büyük fonu Amerikan BalckRock’un CEO’su Türkiye’de Cumhurbaşkanı ve ekonomi yönetimi ile görüşüyor.
Hepsi ayrı bir yazı konusu ama hepsi iç içe geçmiş birlikte değerlendirilecek gelişmeler…
ÖNCE MUTFAKTAN BAŞLAYALIM
Savaşın petrol ve doğalgaz fiyatlarının yanı sıra gübre fiyatlarına da ağır etkisi oldu. Son bir ayda Türkiye’de en çok kullanılan üre gübresindeki artış yüzde 60’ı buldu. Daha bu girdiler tarladaki üretim maliyetlerine yansımadan, çarşıda, pazarda, mutfakta yangın büyüyor.
İktisatçı İbrahim Kahveci X hesabında paylaştı. İstanbul halinde yaş sebze fiyatları son bir ayda ortalama yüzde 47 arttı. Halde 200 lira olan biber pazarda 300 lira… Halde 65 lira olan marul pazarda 100-120 lira… Üstelik sadece İstanbul’da değil. Ben de İzmir fiyatlarına baktım.
Köy Biberi İzmir Halinde, son bir ayda 120 liradan 190’lira gelmiş. Yüzde 58 artış. Aynı biber, İzmir’de büyük bir zincir markette 270 lira. Domates cinsine göre bir ayda yüzde 75 ile yüzde 100 arasında artmış. Market satış fiyatı kilosu 100 lira ile 200 lira arasında değişiyor. 200 liraya domates ve 300 liraya biber mi olur?
Tarlaya gübre artsan, büyük maliyet fiyatlara yansıyor. Gübre atmasan, üretim düşecek, bu kez ürün kıtlığından fiyatlar yükselecek. Geçtiğimiz yıl hem kuraklık hem don kuraklık vardı. Bu yıl yağışlar arttı ama mazot gübre derken, tarım ürünleri fiyatları aldı başını gitti.
Şöyle bir sıkıntı var. Müthiş bir enflasyonist baskı oluşuyor. Bizim ekonomi yönetiminin ve Merkez Bankasının enflasyonla mücadele stratejisi faizi yükseltmek, böyle dönemlerde de merkez bankası döviz rezervlerini satmak. Ama mutfakta........