Neoliberalizmden sonra ne?
Yapay zekâ, insanlara, toplumlara, devletlere ne yapacak? Tartışmaya devam ediyoruz. Geçen haftaki deneme yazısını şu soruyla bitirmiştim:
Dijital feodalizme ve dijital faşizme sapmadan, henüz ütopik komünizme de ulaşmadan, yapay zekâ çağının bu geçiş döneminde neoliberalizmin yerine ne koyacağız?
Toplumsal ve ekonomik sistemler geceden sabaha değişmiyor. O nedenle, bu soruya yanıt aramadan önce insanlığın ekonomik ve toplumsal sistemleri nasıl değiştirdiğine ve bu değişimlerin ne kadar zaman aldığına bakmakta yarar var.
İnsanlık tarihindeki bilinen ilk büyük ekonomik devrim, arkeologların keşiflerine göre yaklaşık 12 bin yıl önce başladı. Avcı-toplayıcı topluluklar yerleşik yaşama geçmeye, toprağı işlemeye ve hayvanları evcilleştirmeye başladı.Tarım Devrimi yalnızca insanın karnını doyurma biçimini değiştirmedi. İlk kez düzenli biçimde tükettiğinden daha fazlasını üretebilen insan artı ürün yaratmaya başladı.
Artı ürün depolanabiliyordu. Biriktirilebiliyordu. Değiş tokuş edilebiliyordu. Ve elbette başkaları tarafından ona el konulabiliyordu.
Tarım Devriminin başlamasından ilk büyük kentlerin ortaya çıkmasına kadar yaklaşık 5–6 bin yıl geçti. Mezopotamya'da kentler, tapınaklar, yöneticiler, ordular, kent devletleri ortaya çıktı. Üretenlerle artı ürünü yönetenler giderek birbirinden ayrıldı. Sonra kent devletleri birbirlerinin topraklarına, ürünlerine ve insanlarına el koymaya başladı.
Devletin, sınıfların, orduların ve ekonomik iktidarın tarihi de, büyük ölçüde artı ürünün tarihiyle birlikte gelişti.
Aradan binlerce yıl daha geçti. İmparatorluklar kuruldu, yıkıldı. Köleci düzenler, feodal yapılar, krallıklar ortaya çıktı. Üretimin temelinde ise uzun süre toprak ve insan emeği vardı. Ekonomik ve siyasal gücün en önemli kaynaklarından biri toprağa ve o toprağın üzerinde çalışan insanların ürettiği artı ürüne hükmetmekti.
15’inci yüzyılın sonlarında okyanuslar aşılmaya başlanınca ölçek değişti. Amerika kıtasının altını ve gümüşü Avrupa'ya taşındı. Sömürgelerden hammadde getirildi, köle ticareti küresel bir ekonomik sisteme dönüştü. 16. yüzyıldan itibaren merkantilizm, güçlü merkezi devletleri, dış ticareti, sömürgeleri ve kıymetli maden birikimini aynı ekonomik modelin parçaları haline getirdi.
Tarım Devrimi'nin başlangıcından buraya gelmek insanlığın yaklaşık 10 bin yıllını aldı. Sonra tarih hızlanmaya başladı.
Merkantilist düzenin yükselişinden Sanayi Devrimi'ne gelmek için artık binlerce yıl gerekmedi. Yaklaşık 250 yıl yetti.
18’inci yüzyılın ikinci yarısında başlayan Sanayi Devrimi fabrikayı, seri üretimi getirdi. Üretim araçlarını, sınıfları, mülkiyet ilişkilerini ve sonunda devletleri de değiştirdi. Toprağa dayalı ekonomik gücün karşısına sermaye ve sanayi çıktı. Aristokrasinin karşısında burjuvazi, burjuvazinin karşısında giderek büyüyen işçi sınıfı oluştu.
Amerikan Devrimi, Fransız Devrimi, 1848 devrimleri, ulus devletlerin yükselişi, parlamentolar, işçi hareketleri, sendikalar, sosyalizm, genel oy hakkı, sosyal güvenlik sistemleri ve nihayet sosyal devlet...
İnsanlığın Sanayi Devrimi'nin yarattığı ekonomik ve toplumsal dönüşümü hazmetmesi yaklaşık iki yüzyıl sürdü.Bir dostum, Çin üzerine yazdığım ikinci denemeden sonra bunu çok güzel bir kavramla ifade etmişti: Hazım süresi.
İnsanlığın bilgi birikimi sürekli büyüdü. Bir kuşak kendisinden önceki kuşağın bilgisini devraldı, üzerine yenisini........
