Benzin bitti, bekleme de biter mi?

Eskiden otomobil satın alırken kapısını açıp kapatır, sac kalınlığını anlamaya çalışırdık. Motor sesine kulak verir, “100km’ye kaç saniyede çıkıyor?” diye sorar, bagaj hacmini ölçer, yakıt tüketimini not ederdik. Bir dönem dizel mi benzinli mi tartışması vardı; sonra güvenlik paketleri, hava yastığı sayısı, multimedya ekranı ve sürüş konforu öne çıktı. Bugün ise elektrikli araçlarla birlikte bu reflekslerin çoğu değişti. Artık showroom’da en sık sorulan iki soru şu: “Menzil ne kadar?” ve “Ne kadar sürede şarj oluyor?”

Menzil konusu yıllar içinde büyük ölçüde çözüldü. Bugün pek çok elektrikli otomobil tek şarjla 400–600 kilometre arası yol yapabiliyor. Ancak şarj süresi hala tartışmalı bir konu. Çünkü elektrikli araçlarda şarj süresi yalnızca aracın bataryasına bağlı değil; kullanılan şarj altyapısı, batarya sıcaklığı ve hatta yazılım yönetimi gibi birçok faktör bu süreyi doğrudan etkiliyor. Kısacası, elektrikli otomobillerde şarj süresi tek bir rakamla açıklanabilecek basit bir mesele değil. Üstelik burada iki farklı şarj tipi devreye giriyor: Evlerde kullanılan alternatif akım (AC) şarj ve hızlı istasyonlarda kullanılan doğru akım (DC) şarj. Aradaki temel fark, elektriğin bataryaya hangi hızda ve hangi dönüşümle aktarıldığında ortaya çıkıyor.

EN BÜYÜK ETKEN ARAÇ MİMARİSİ

Elektrikli otomobillerin şarj hızını belirleyen en kritik unsur bataryanın elektrik mimarisi. Bugün piyasadaki çoğu elektrikli otomobil 400 volt mimarisi kullanıyor. Bu sistemlerde hızlı şarj genellikle 150–250 kW seviyesinde gerçekleşiyor.

Örneğin Tesla Model Y gibi modellerde hızlı şarj istasyonlarında bataryayı ’dan ’e doldurmak yaklaşık 25 dakika sürüyor. Ancak bazı üreticiler farklı bir yaklaşım benimsedi. Hyundai ve Kia gibi markalar 800 volt mimarisine sahip araçlar geliştirerek şarj hızını ciddi şekilde artırdı. Hyundai Ioniq 5 bunun en bilinen örneklerinden biri. Araç, 350 kW ultra hızlı şarj istasyonlarında ’dan ’e yaklaşık 18 dakikada ulaşabiliyor.  Bu mimari, daha yüksek voltaj sayesinde daha kısa sürede daha fazla enerji aktarılmasına izin veriyor. Ancak bu sistemin de bir sınırlaması var: Bu hızdan faydalanabilmek için aynı kapasitede bir şarj istasyonu gerekiyor.

Bu yarışın son örneklerinden biri Çinli imalatçı BYD’den geldi. Şirketin geliştirdiği ikinci nesil Blade batarya ve “Flash Charging” sistemi, teorik olarak şarj sürelerini radikal biçimde kısaltmayı hedefliyor. BYD’nin paylaştığı verilere göre yeni sistemle bir elektrikli araç ’dan p’e yaklaşık 5 dakikada, ’dan ’ye ise yaklaşık 9 dakikada ulaşabiliyor. Hatta şirket bu sürenin -30 derece gibi aşırı........

© 12punto