Ekonomide tehlikenin farkında mısınız?
Bu hafta sermaye piyasaları, bazı fonların temerrüde düşmesiyle yaşanan likidite sıkıntısıyla sarsıldı. Pusula Portföy tarafından yapılan açıklamayla başlayan kriz, Tera Grup gibi büyük ölçekli şirketlere kadar sıçradı ve nihayetinde 130 fonun tasfiye edilmesine kadar vardı. Yetkili kurulların aldığı sıradışı kararlara rağmen Borsa İstanbul haftayı sert kayıplarla kapadı. Üstelik endişeler tam olarak giderilemedi.
Bu yatırım fonları ne çeviriyor, küçük yatırımcılar nasıl etkileniyor ve bundan sonra sağlıklı bir denetim mekanizması kurulacak mı gibi sorular ilk akla gelenler. En önemli soru ise manipülatif kazanç sahiplerinin gerçekten üstüne gidilip gidilmeyeceği! Olayın garabet denilecek bir boyutu da uzundur bu fonlarda yaşanan çarpıklıklar, bazı hisseleri şişirmeye yönelik güdümlü işlemler bilinmesine ve hatta dillendirilmesine rağmen, sert önlemlerin ancak uluslararası endeks sağlayıcı MSCI uyarısından sonra alınması. Olan her zaman olduğu gibi küçük yatırımcıya yani üç kuruşunu hızlıca zengin olma umuduyla ‘kumarhane kapitalizmine’ kaptıran yurttaşa oluyor.
Buraya kadar bahsettiğimiz sorunlar mali piyasalarla ilgili. Ancak bu buzdağının görünen yüzü çünkü ekonomide asıl tehlikeli gidişat biz finansı konuşurken reel ekonomide ve özelinde sanayide yaşanıyor! Buraya geçmeden önce, ekonomideki finans-üretim dengesini ve dünyadaki güncel gelişmeleri iyi anlamak gerekiyor. Dünya, kırk yıl boyunca ekonomilerin finansallaşması sendromuna tanıklık etti. Sendrom diyorum çünkü yeryüzü adeta finans kapitalin egemenliğine terk edildi.Finans, temel işlevi olan reel ekonomiyi desteklemekten çıkıp başlı başına bir dünya haline getirildi.Finans kapital, devasa fonlarla gerek ülke içi düzenlemelerin gerekse sınır ötesi parasal akımların serbestleşmesi sayesinde gücüne güç kattı. Şişirilmiş hacimlere sahip,insanlığa faydası olmayan bir sürü finansal ürün ilesosyo-ekonomik yapıyı değiştirdi. Öyle ki birçok yerde siyaseti rehin aldı, toplumları dönüştürdü. Sistemin merkezinde elbette Anglo-Saksonlar (London City, New York ve bunların Dubai vb. yerlerdeki uzantıları) bulunuyordu. Balonlaşan sanal varlıklar reel ekonomiyi ezip geçti. Adeta Gerçek Üstü Gerçeklik (GÜG)inşa edilmişti.
Bu balon bir yerde duvara toslamaya mahkumdu. 2008 krizi dönüm noktası oldu.........
