İran'da hayat duruyor, sokaklar konuşuyor

İran, İslam Cumhuriyeti'nin kuruluşundan bu yana en ağır ekonomik krizlerinden birini yaşamaktadır. Ülke, yıpratıcı protestolar, siyasi baskılar ve belirsiz bir gelecek tablosu ile karşı karşıyadır. Derinleşen ekonomik sorunlar, Riyal’in dolar karşısında değer kaybetmesi, yüksek enflasyon, artan yaşam maliyeti ve baskılar toplumsal huzursuzluğu artırmıştır.

Bu sürecin en somut göstergelerinden biri, Tahran Kapalı Çarşı esnafının vergiler, yüksek enflasyon ve piyasadaki ekonomik durgunluğa yönelik tepkileriyle başlayan protestolar olmuştur.Kısa sürede başka şehirlere yayılan bu protestoların üniversitelere kadar ulaşması, yaşanan krizin ülke geneline yayılma potansiyelini gözler önüne sermiştir. Bu tablo, son yıllarda İran’ı sarsan protesto dalgalarına benzer şekilde, daha geniş çaplı bir toplumsal krizin eşiğinde olunduğuna dair endişeleri artırmaktadır.

Günlük Hayatta Krizin Derinliği

Ekonomik krizin etkileri, toplumun günlük yaşamında da belirgin hale gelmiştir.Temel gıda fiyatlarındaki sürekli artış, süt, süt ürünleri ve et tüketiminin azalmasına neden olmuştur. Özellikle toplumun geniş kesimlerinin ete ulaşması ise oldukça zorlaşmıştır. Buna ek olarak kamu çalışanlarının ve emekli maaşlarının hızla erimesiekonomik krizin boyutunu açık biçimde ortaya koymaktadır. Resmi verilere göre enflasyon @ iken maaşlara yapılan ’lik artış tepkileri daha da artırmıştır.

Bu ekonomik tabloya eşlik eden uzun süreli kuraklık ve elektrik kesintileri de krizi daha kırılgan hale getirmektedir. Bu durum, toplumdaki memnuniyetsizliğin kısa vadeli olmayacağını göstermektedir.

Sokaktaki Öfke

Ekonomik baskılar, siyasi çıkmaz ve toplum ile yönetim arasındaki gerilimin tırmanması İran’daki mevcut durumu daha da karmaşık hale getirmiştir. Yurt dışındaki muhalif hareketlerin söylemleri de bu süreci etkileyen unsurlar arasında yer almaktadır. Esnafın öncülük ettiği protestolarda “Diktatöre ölüm”, “Ne Gazze ne Lübnan, hayatım........

© 12punto