Sanat eğitimi ve ulusal onur |
Fikri hür, vicdanı hür, güzel insanlar.
Sanatın aynasından bakmaya devam…
Bugün bize sanatın aynasından görünen; Sanat Eğitimi ve Ulusal Onur.
Sevgili okur, canımızı can evimizde sıkan meselelerle dermansız kaldık, biliyorum. İşte tam da bu yüzden en azından gelecek kuşakları dermansız bırakmamak ve onları umutlandırmak adına bir de belki bizi can evimizden vuran malum zevatlar okur da ulus olmak neymiş onurlu olmak neymiş anlarlar diye böyle bir yazı kaleme alayım dedim.
Sanat eğitimi olmadan ulusal onur olur muymuş? Hele bir görün istedim.
Şimdi size, sanat ve sanat eğitimiyle ilgili bilgi vermek istiyor ve bu konuda ilk sözü Ulu Önderimiz Gazi Mustafa Kemal Atatürk’e bırakıyorum.
“Bir millet sanattan ve sanatkardan mahrumsa tam bir hayata malik olamaz. Böyle bir millet bir ayağı topal, bir kolu çolak, sakat ve alil bir kimse gibidir. Sanatsız kalan bir milletin hayat damarlarından biri kopmuş olur.”
Yani Ulu Önderimiz diyor ki; Sanatçınız ve doğal olarak ulusal sanatınız yoksa bir medeniyetiniz olamaz, bir medeniyetiniz olmadığı takdirde, bilim ve teknolojide ilerleyemeyeceğiniz için zenginleşemez ve bu yüzden medeniyet geliştirmiş toplumlara bağımlı olmak zorunda kalacağınızdan zengin ve özgür bir ulus olarak tarih sahnesinde yer alamazsınız.
Fakir ve medeniyet açısından gelişmemiş bir ulus, diğer zengin ve gelişmiş medeniyetlere sahip uluslar karşısında sürekli boyun eğen konumunda olacağından maalesef onur kırıcı muamelelere maruz kalmaktan kurtulamayacaklardır.
Birinci Dünya Savaşı’ndan yenik çıkan Osmanlı İmparatorluğu’ndan geriye harap olmuş ve işgal edilmiş bir vatan kalmıştır. Ulu Önderimiz Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün önderliğinde vermiş olduğumuz Ulusal Kurtuluş Savaşı sonrası düşman vatanımızdan kovulmuş ve Türkiye Cumhuriyeti kurulabilmiştir. Vatanımız........