Yurdum insanı 'mutlak butlan'a pek takılmamış

Türkiye, cumhuriyet tarihinin en kritik siyasal eşiklerinden birinde.

Saray rejiminin derdi sadece muhalefeti baskı altına almak değil. Aynı zamanda toplumun reflekslerini yeniden şekillendirmek.

Geçen perşembe günü yazımızı bitirirken uyarıda bulunmuştuk.

CHP’ye yönelik operasyonların hedefinde yalnızca parti yönetimi, yani “tavan” yoktu. Asıl hedef, toplumun muhalefetle kurduğu psikolojik bağdı.

Daha açık söyleyelim; amaç CHP’yi dönüştürmenin çok ötesinde; Türkiye’de muhalefet fikrini sıradanlaştırmak, etkisizleştirmek ve zamanla anlamsız hale getirmek.

O yüzden şu cümleyi özellikle kurmuştuk:

“CHP yeniden cumhuriyetçi bir omurgaya sahip olmazsa bugün yaşananlar yalnızca bir parti içi sıkıntı olarak kalmayacak; sistemin muhalefetsizleştirilmesi sürecinin en kritik dönemeci olarak tarihe geçecek”

Şu soruyla da noktayı koymuştuk:

“Türkiye gerçekten çok tehlikeli bir yol ayrımında. Peki kim, bunun ne kadar farkında?”

Yazının mürekkebi kurumadan KONDA’nın son araştırması önüme düştü. Görünen o ki, sorduğumuz sorunun cevabı sandığımızdan daha ağır.

Araştırma, 23-26 Mayıs tarihleri arasında 67 ilde bin 514 kişiyle yapılmış. Vatandaşa, CHP kurultayına ilişkin “mutlak butlan” tartışmalarını sormuşlar.

Seçmenin yüzde 52’si mahkemenin kararını yanlış bulmuş. Yüzde 39’u “kesinlikle yanlış”, yüzde 13’ü ise sadece “yanlış” demiş.

“Kesinlikle yanlış” ve “yanlış” cevabının oranlarına dikkat edelim!

Katılımcıların yüzde 60'ı yaşanan siyasi gerilimin ekonomiyi daha da kötüleştireceğini söylemiş.

İlk bakışta tablo, muhalefet açısından moral verici gibi görünebilir.

“Demek ki toplum haksızlığı, hukuksuzluğu, adaletsizliği görüyor”

Bu, madalyonun bir yüzü. Peki ya diğer yüzü?

Çünkü araştırmanın manşetlere taşınmayan, ekranlarda çok fazla konuşulmayan başka bir sonucu var ki, Türkiye’nin içine sürüklendiği toplumsal çürümenin esas göstergesi belki de bu.

Katılımcıların yüzde 45’i…

Evet yanlış okumadınız.

Neredeyse yarısı, CHP kurultayına ilişkin davayı, “mutlak butlan” tartışmasını, yani ana muhalefet partisinin geleceğini doğrudan belirleyebilecek böylesine kritik bir süreci hiç duymamış.

Ankara’da siyaset mühendisliği yapılıyor.

Yargı eliyle muhalefet dizayn ediliyor.

Türkiye’nin siyasi dengeleri........

© 12punto