Tohum ekildi, kan biçiliyor: IŞİD
Aynı dine inanıyor, aynı kitabı okuyor, aynı peygamberin adını anıyorsunuz ama birileri sizi kâfir ilan ediyor. Size yaşam hakkı tanımıyor. Ölümünüzü meşru görüyor.
Peki, bu durumda gerçekten “aynı dine” mi mensupsunuz?
Üzerinde “İslam” yazan bir inançtan söz ediliyor. Ama bu topraklarda, İslam adına insanlara yaşam hakkı tanınmıyor. Kur’an okuyorsunuz; nafile. Peygamber’in adını hürmetle anıyorsunuz; boşuna. Çünkü birileri için ölçü ne Kur’an’dır ne de Peygamber. Ölçü, kendi kurdukları karanlık düzen.
Bu yeni bir hikâye değil. Müslümanlar, yüzyıllardır bu karanlığa tanıklık ediyor. Birileri yürüdüğü yola “cihat” dedi. Allah adına konuştu, fetva dağıttı. Kendini Allah’ın yerine koydu. Müslümanları “aslında Müslüman olmadıkları” gerekçesiyle öldürdü. Ve geriye yalnızca kan bıraktı.
Hz. Ali’yi öldürenler kimdi?
Din düşmanları mı?
Hayır.
“Kâfir” diyerek Müslüman öldüren, Müslümanlardı.
O yüzden soruyu yeniden soralım: Müslümanlar, Müslümanlardan ne çok çekti, değil mi?
Geçtiğimiz haftalarda basına bir haber düştü. IŞİD’e yönelik bir operasyon yapılmıştı. Altı IŞİD mensubu........

Toi Staff
Sabine Sterk
Gideon Levy
Mark Travers Ph.d
Waka Ikeda
Tarik Cyril Amar
Grant Arthur Gochin